T U T U K L U
Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/259 Esas, 2021/72 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/473 Esas, 2021/512 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Sanık hakkında takdiri indirim nedenleri hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Uyuşturucu madde ticareti yapıldığına dair alınan ihbar üzerine, kolluk görevlilerinin 31.05.2020 günü saat 16: 00 sıralarında takip altında olan adrese, içinde sanık ... ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan soruşturma yürütülen tanıklar Fatih, Mustafa ve Ahmet’in bulunduğu 06 BUR 533 plaka sayılı aracın geldiği, araçtan sanık ...'un inerek binanın balkonunda bulunan hakkında verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık ... ile birbirlerine birşeyler alıp verdikleri, daha sonra sanık ...'un tanıklarla birlikte araçla bir süre gezdikten sonra
Ayvaz sokak üzerinde araçtan indiği, kolluk görevlilerince kesintisiz takiple aracın durdurulduğu, araç içerisinde bulunan tanık Mustafa'nın kolluk görevlilerini görünce elinde bulunan şeffaf poşeti yırtarak aracın dışına attığı, şeffaf poşet kontrol edildiğinde içinde metamfetamin maddesi olduğunun görüldüğü olayda, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, sanığın duruşmadaki saygılı tutum ve davranışları lehine taktiri indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanık ...’un tanık Mustafa’ya uyuşturucu madde verdiği yerin araç içi olduğu görülmekle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına yer olmadığına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kısmi iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile yapılan değişikliğin gözetilmek suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin tatbiki gerekirken, kararda yazılı şekilde uygulama yapılması nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin ikinci kez uygulanmasına karar verildiği halde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 108 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı şekilde, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca velayet hakkında, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/473 Esas, 2021/512 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.