Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2015 tarihli ve 2013/202 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası
uyarınca neticeten 3 yıl 4 ... hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu sigaraların müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili ile sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/32081 Esas, 2019/13918 Karar sayılı kararı ile, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin reddine; sanığın temyiz istemine yönelik olarak ise, hakça oranda alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği ve keşif giderinin sanığa yükletilmemesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2020 tarihli ve 2020/29 Esas, 2020/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 1 ... hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu sigaraların müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

Sanık müdafiin temyiz istemi, usule uygun arama kararı bulunmadığına ve sanığa etkin pişmanlık ihtarının yapılmadığına ilişkindir.

1.13.01.2012 tarihinde güvenlik güçleri tarafından şüphe üzerine durdurulan sanığın kullandığı 34 DY 4141 plaka sayılı araçta, bagaj kısmında yer alan kolilerin görülmesi üzerine, toplam 2649 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

2.Ele geçirilen sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya arasına alınmıştır.

3.Suçta kullanılan nakil aracının ... adına kayıtlı, 2006 model, Hyundai marka kamyonet olduğu görülmüştür.

4.Sanık aşamalardaki savunmalarında, sigaraların kendisine ait olduğunu, semt pazarında satmayı amaçladığını beyan etmiştir.

A. Nakil Aracının İadesi Yönünden
Suçta kullanılan nakil vasıtasının iyiniyetli üçüncü kişiye ait oluşu dikkate alınarak 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddelerine göre aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanık müdafiin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.

A. Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerlerle Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2020 tarihli ve 2020/29 Esas, 2020/146 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliği ile ONANMASINA,

B. Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2020 tarihli ve 2020/29 Esas, 2020/146 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.12.2023 tarihinde karar verildi.