....
Taraflar arasında görülen davada;
Asıl davada davacılar, mirasbırakan ...’in, 1320 ada 10 parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 3 no’lu bağımsız bölümlerini, diğer mirasçılarından mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak 06/06/2005 tarihinde satış suretiyle davalı oğlu .....’e temlik ettiğini ileri sürerek çekişme konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, olmadığı taktirde tenkisini istemişler, asıl dava ile birleştirilen aidiyetin tespitine ilişkin davanın da reddini savunmuşlardır.
Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ..., mirasbırakanın çekişme konusu bağımsız bölümleri yapım harcamaları karşılığında kendisine devrettiğini, bu hususu davacıların da bildiğini, mirasbırakan tarafından düzenlenmiş belge içeriğiyle de çekişme konusu dairelerin tarafından yaptırıldığının belli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, birleştirilen davada, 2 ve 3 no’lu bağımsız bölümleri çatı ile birlikte kendisinin yaptırdığını ileri sürerek aidiyetinin tespitini ve tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesini istemiştir.
Mahkemece; asıl dava yönünden, murisin amacının diğer mirasçılardan mal kaçırmak olmayıp davalı ... tarafından yaptırılan çekişme konusu bağımsız bölümlerin davalıya devredilmesi olduğu; birleştirilen dava yönünden ise hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle her iki davanın da reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla,Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Asıl dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde tenkis, birleştirilen dava ise aidiyetin tespitine ilişkindir.
Mahkemece, temlikin muvazaalı olmadığı saptanarak asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Asıl davada davacıların bu yöne ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.
./..
Ancak reddine karar verilen birleştirilen davanın, 20.000 Tl dava değeri gösterilmek suretiyle açıldığı, dava tarihi itibariyle çekişme konusu 2 no’lu bağımsız bölümün 107.611 Tl, 3 no’lu bağımsız bölümün 110.134 Tl olmak üzere toplam değerlerinin 217.745 Tl olarak keşfen saptandığı ve birleştirilen davada davacı tarafından 197.716 Tl üzerinden tamamlama harcının yatırıldığı, o halde mahkemece, birleştirilen davada, harcı ikmal edilen toplam 217.716 Tl’nin dava değeri olduğu gözetilerek birleştirilen davada davalılar yararına 18.462,96 Tl nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değil ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 5. bendinin ikinci cümlesinde yer alan “....1.500,00 TL vekalet ücretinin...” ibaresinin çıkarılarak yerine “.... 18.462,96 TL nispi vekalet ücretinin....” ibaresinin yazılmasına, birleştirilen davada davalıların değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.