SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/797 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezası yönünden hak yoksunluklarına ve müsadereye,
Karar verilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi hâlde lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
1. Suç tarihinde Bismil Sulh Ceza Hakimliğinin 26.02.2015 tarihli ve 2015/205 D. İş sayılı kararına istinaden yapılan önleme araması esnasında aracı durdurulan sanığın, üzerinde ... ...adlı kişi adına düzenlenmiş fakat üzerinde kendisine ait fotoğrafın yapıştırılmış olduğu nüfus cüzdanının ve bir adet ruhsatsız tabanca ile iki adet şarjör ve 32 adet 9x19mm çapında fişeğin ele geçirildiği belirlenmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmiş ve suça konu tabancayı yaklaşık 4-5 yıl önce Irak'tan aldığını, hakkında arama kaydının bulunması nedeniyle de yolda fotoğrafsız şekilde bulduğu suça konu nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırdığını beyan etmiştir.
3. Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 20.03.2015 tarihli Uzmanlık Raporu'nda;
"Tetkik için gönderilen 67356 numaralı silahın; 9x19 mm çap ve tipinde fişek atan Çekoslovakya yapısı, Ceska marka, 75 model, yarı otomatik tabanca olduğu, yapılan muayenesinde, ateş etmesine mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, laboratuvarda yapılan tatbiki atışlarda, çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı, birlikte gönderilen 32 adet fişeğin, 9x19 çap ve tipinde olduğu,uygun ateşli silahlarda kullanılmak üzere imal edildikleri, 8 adedinin birlikte gönderilen tabanca ile deneme ve mukayese atışlarda kullanıldığı ve fişeklerin patladığının görüldüğü, bu itibarla söz konusu tabanca ve fişeklerin, 6136 sayılı yasaya göre yasak niteliğini haiz ateşli silah ve fişeklerinden olduğu, ancak inceleme konusu tabancanın 6136 sayılı Yasanın 12/4 maddesinde belirtilen vahim silahlardan olmadığı,"
Şeklinde görüş açıklandığı tespit edilmiştir.
4. Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 20.03.2015 tarihli Uzmanlık Raporunda; "... bahse konu nüfus cüzdanının tümden sahte bir nüfus cüzdanı olduğu, ... Aldatma (iğfal) kabiliyetini haiz olduğu," görüşünün açıklandığı belirlenmiştir.
5. Mahkemece, suça konu belge üzerinde inceleme ve gözlem yapıldığı, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, kimlik üzerinde mühür izinin bulunduğunun belirlendiği ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kanaatinin açıklandığı saptanmıştır.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Olay ve Olgular başlığı altında; (2), (4) ve (5) numaralı paragraflarda bilgilerine ve içeriklerine yer verilen sanığın aşamalarda değişmeyen istikrarlı ve samimi ikrarı, Uzmanlık Raporları ve Mahkemece yapılan gözlem ve açıklanan kanaat itibarıyla sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve belirlenen netice ceza miktarı karşısında Mahkemece, sanık lehine hükümlerin uygulama olanağı bulunup bulunmadığı tartışılarak tekerrüre esas olmayan makkûmiyetleri karşısında sanığın bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde olumlu kanaatin hasıl olmadığı şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde yer verilen erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde yer verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. 6136 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçu Yönünden
1. Sanığa isnat edilen 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddenin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usûlü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu; 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulama yönünden, sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/797 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/797 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.