DAVADA DAVACI: ... vekili Avukat ...
ASILDAVADA DAVALI: Corpus Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVALI:... Gıda İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ...
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 27.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı şirkete ait, davalı ... tarafından sigortalı bulunan aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 03.05.2016 tarihli dilekçesi ile talebini 266.372,29 TL'ye yükseltmiş, birleşen dosyada ise 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı... Gıda İnşaat Ltd. Şti.'den tahsilini talep etmiştir.
Davalılar; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 10.06.2016 tarihli ve 2014/171 Esas, 2016/804 Karar sayılı kararıyla; birleşen davanın kısmen kabulü ile 12.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 27.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl davanın kabulü ile 158.268,00 TL'nin davalı... Gıda İnş. ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. bakımından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta bakımından davacının başvuru tarihi olan 03.06.2013 tarihinden sonraki 8 iş gününden sonra başlatılacak avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, poliçe limitini aşan 108.104,29 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı... Gıda İnş. ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir.
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı... Gıda İnşaat Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.10.2019 tarih ve 2017/1652 Esas ve 2019/9928 Karar sayılı ilamı ile davalı... Gıda İnşaat Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek,
"Somut olayda; davacı, davalıların sorumluluğunda olan aracın neden olduğu kaza sebebi ile maluliyete uğradığını belirterek dava açmıştır. Mahkemece, davacının kaza nedeniyle meydana gelen iş gücü kaybı hususunda adli tıp uzmanı doktor bilirkişiden rapor aldırılarak, bu rapor hükme esas alınmış ise de rapor özürlülük ölçütü sınıflandırılması hakkındaki yönetmeliğe göre düzenlenmiş olup usulüne uygun düzenlenmeyen bu rapora karşı davalı tarafça itirazda bulunulmuştur. Mahkemece itirazın değerlendirilmesi amacıyla dosyanın ATK 3. İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verilmiş, bilirkişi incelemesi için gerekli avansın davalı tarafça karşılanması hususunda davalıya kesin süre verilmiş ve davalı tarafça kesin süre içerisinde gerekli masraf yatırılmadığından mevcut rapora göre karar verilmiştir. Verilen süre kesin sürenin niteliği ve amacına uygun düşmemektedir. Davacı tarafça maluliyetin belirlenmesi istenilmiş olup yukarıda anlatılanlar ışığında kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat gereği maluliyet oranının belirlenmesi hususu mahkemenin görevindedir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmeliğe göre düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması mümkün olmayıp usulüne uygun şekilde maluliyet raporunun alınması için gerekli masrafların davalıya yükletilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre davacının işgücü kaybı ve iyileşme süresi hakkında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken usulüne uygun düzenlenmemiş maluliyet raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Bozma neden ve şekline göre davalı... Gıda İnşaat Ltd. Şti. vekilinin hesap raporuna ve manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.'' gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama devam ederken davacı tarafa davalı... Gıda İnş... Ltd. Şti. tarafından 15.07.2016 tarihinde 185.750,00 TL tazminatın ödendiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 26.10.2020 havale tarihli dilekçe ile tarafların sulh yoluna gittiği ve karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ettiği, bununla birlikte taraflarca dosyaya sunulmuş bir sulh anlaşmasının bulunmadığı, davalı tarafça davacıya yapılan ödeme neticesinde davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiği, bununla birlikte her ne kadar davacı vekili tarafından tarafların sulh oldukları iddia edilmişse de taraflarca dosyaya bir sulh anlaşması sunulmadığı, davacı vekilinin yargılama giderlerinin davalıdan tahsilini talep ettiği, yargılama giderlerinin hangi taraftan tahsil edileceği konusunda taraflar arasında bir anlaşma dosyaya sunulmadığı gibi davacı vekili tarafından da dosyaya bu yönde feragat gibi tek taraflı bir beyan sunulmadığı gözetildiğinde; yargılama giderlerinin hangi taraftan tahsil edileceğinin tespiti bakımından yargılamaya devam etmek gerektiği, davacının dava konusu kaza nedeniyle Yargıtay bozma ilamında belirtilen şekilde maluliyetinin hesaplanması için dosyanın eksiklikler tamamlanarak Atk 3. İhtisas Dairesine gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun 12.07.2021 tarihli raporunda ...'in maluliyetinin %0 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, geçici iş göremezlik içerisinde iki ay süreyle başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceğinin belirtildiği, bu haliyle davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı tespit edildiğinden davacının kalıcı iş görmezlik tazminatı talebi bakımından davayı açmakta haklı olmadığı, davacının geçici iş görmezlik süresinin ise 6 aya kadar uzayabileceği, bu haliyle 1.470,03 TL geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanacağı, davacının geçici iş göremezlik süresi, kazaya karışan tarafların kusur durumu, sosyo-ekonomik durumları ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek davacının kaza nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminata hak kazanacağı, fazlaya dair manevi tazminat talebinin haksız olduğu davacının kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, kabul/red oranlarına göre davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna itiraz süresi dolmadan ve itirazın reddi veya kabulüne dair bir karar verilmeden bir sonraki işleme geçilip dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği ve savunma hakkının kısıtlandığını, davacının ayağında uzun süreden beri platinin hali hazırda takılı olması ve söz konusu platinin çıkarılmasının mümkün olmaması, platin ayağında olan birinin maluliyetinin sıfır çıkmasının hayatın olağan akışı ile tıp biliminin temel ilkelerine aykırı olması ve ayrıca müvekkilin göğüs kafesinden kaynaklı nefes alışverişinde zorluk çekmesi, solunum ve vücut fonksiyonları üzerinde bu durumun olumsuz bir etki yaratması ve buna ilişkin solunum fonksiyon testi yapılmadan (Kovid 19'dan kaynaklı bu test yapılamamıştır) dosyanın Adli Tıp Kurumu'na (ATK) gönderilmesi, dolayısı ile müvekkilin tetkiklerinin tam olarak yapılmayıp dosyanın eksik bir şekilde ATK'ya gönderilmesi ve bu eksiklik giderilmeden ATK tarafından rapor tanzim edilmesi, ilk ATK raporu ile ikinci ATK raporu arasındaki çelişkilerin giderilmeden eksik tanzim edilen raporun da hesap bilirkişisine tevdi edilmesi, bu anlamda hatalı raporların hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılardan Corpus Sigorta A.Ş. tarafından bozma öncesi verilen mahkeme kararı temyiz edilmeyip kesinleştiğinden bu şirket yönünden davaya devam edilmemesi gerekirken davaya devam edilip lehine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilip davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumu gözetilmeden müvekkili aleyhine, davalılar lehine vekalet ve yargılama ücretine hükmedilmesinin, her iki davalı ile anlaşma sağlanıp asıl alacak ve yargılama giderleri yönünden ortada bir uyuşmazlığın bulunmadığının göz önünde bulundurulmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan, davalı şirketin işleteni olduğu araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 saylı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemenin ilk kararı davalı ...Ş. tarafından temyiz edilmemiş olup hükmün 7 numaralı bendinde davalı ...Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmesi davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali niteliğindedir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinin hükümden çıkarılmak suretiyle kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.