Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait aracın 16.03.2017 tarihinde dava dışı... sevk ve idaresindeyken İzmir-Aydın Otoyolu üzerinde motor aksamında meydana gelen yangın nedeniyle kısmen yanarak hasara uğradığını, aracın davalı şirket tarafından kasko poliçesi ile sigortalandığını, araçtaki hasarın davalı şirkete ihbar edildiğini, hasar dosyası açıldığını, sigorta eksper raporunda araçta KDV dahil 61.865,00 TL tutarında hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, ancak raporda dayanaksız olarak 22.789,00 TL tutarında iskonto uygulandığını, araçtaki hasar bedelinin yedek parça ve işçilik toplamı KDV dahil 88.757,00 TL olduğunu, İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/65 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti talep ettiklerini, müvekkiline ait araçta motor bloğu hariç 28.227,00 TL tutarında hasar olduğun tespit edildiğini, yangının turbo aksamındaki alevlenmeden kaynaklandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 5.000,00 TL'nin hasar red tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 28.06.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 88.757,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; araçtaki hasarın aşırı yağ konulması ve bu şekilde kullanıma devam edilmesi nedeniyle meydana geldiğinden teminat dışında olduğunu, sigorta eksperi tarafından aracın motor yağ çubuğu ile yağ seviyesinin ölçüldüğünü, raporda motor içerisinde olması gereken seviyenin çok üzerinde yağ bulunduğunu, interkol borusu içerisinde motor yağının bulaşmış olduğunu, aracın dört teker diskinin aşırı derece deforme olduğunu, motorun tam gaz olduğu kanaatine varıldığını, motor üst muhafaza kapağı üzerinde ve elektrik kabloları üzerinde bir yangın sonucu gerektirecek emare görülemediğini, motorun sağ kısmındaki tüm plastik aksam, hava filtresi ve plastik aksamının kavrularak erimiş olduğunu, hasarın oluşu itibari ile motorun yatak sardığı kanaatine varıldığının belirtildiğini, BMW dizel araçlarda, yağ seviyesinin aşıldığı durumlarda sistemin uyarı verdiğini, sigortalının bu uyarıya rağmen seyrine devam etmesi neticesinde yangın çıktığını ve hasarın oluştuğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 26.06.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, araçta işçilik dahil hasar onarım bedelinin 88.757,12 TL olduğu, meydana gelen hasarın yangının kuvvetle muhtemel araçtaki teknik bir sebepten kaynaklandığı, kullanım ve kullanıcının hatası olduğuna dair bir emarenin olmadığı, araçta fazla yağ olsa bile hasar dosyasındaki eksperin beyan ettiği şekilde ve illiyette bir yangın çıkmayacağı, sadece motora zarar vereceği mahkemece kabul edilerek davalı ... şirketinin kasko poliçesi kapsamında bu bedeli ödeme yükümlülüğü içinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 88.757,00 TL'nin 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hasardan sonra araç üzerinde fiilen inceleme yaparak rapor hazırlayan sigorta eksperinin, araca fazla motor yağı konması nedeniyle başlayan arızalar sonucunda aracın yandığını tespit ettiğini, araçtaki bakım hatalarının da kasko sigortası teminat kapsamına girmediğini, bu nedenle davacının tazminat talebinin reddedildiğini, yargılama sırasında alınan ve tek bir teknik bilirkişi tarafından hazırlanan raporda sadece fazla yağ konulmasının yangına sebep olmayacağının belirtildiğini ve yangının çıkış sebebinin değerlendirilmediğini, raporun yetersiz olduğunu, ekspertiz raporu ile çeliştiğini, üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına ilişkin taleplerinin reddedildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olmasına, ekspertiz raporu ile tespit dosyasında alınan raporlar arasında yangının çıkış sebebine ilişkin farkların açıklanmış olmasına, aracın hasar giderim bedelinin ekspertiz raporundaki tutarlarla uyumlu olarak tespit edilmesine göre, davalı ... şirketinin gerçek zarardan sorumlu olması nedeniyle verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf sebeblerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

davalıya Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, motorunda çıkan yangın nedeniyle hasarlanması sonucunda maddi tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 üncü maddesinin 1 inci fıkrası, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun kararda benimsenmesinin yerinde olmasına, hasarın Kara Araçları Kasko Sigortası teminatı kapsamında olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
27.02.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.