Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin de gerekçeli karar başlığında ayrıca katılan olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, iddianame kapsamına göre, sanık hakkında ifşa suçundan kamu davası açılmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiş, dosya içeriğine, sanığın ikrar içeren beyanları ve mahkemece yapılan CD incelemesine göre; sanığın, ev sahibi olan şikayetçi tarafından aleyhine açılan kira alacağı ve tahliye davasındaki, kira paralarını ödediği iddiasını ispatlamak amacıyla, dava sürecinde iken evine gelen şikayetçiyle davaya konu uyuşmazlık hakkında yapmış olduğu konuşmaya ilişkin sesleri şikayetçinin bilgisi ve rızası dışında kayda alarak, dava dosyasına delil olarak sunması şeklinde gelişen olayda; sanığın eyleminin, şikayetçinin, başkaları tarafından bilinmesini istemediği ve hukuk tarafından gizliliği ve korunması temel bir şahsiyet hakkı kabul edilmiş özel yaşam alanına ilişkin bir faaliyet olmadığı gibi sanığın, aleyhine açılan davadaki iddiasını kanıtlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket etmek bilinciyle hareket etmediği, eylemin savunma sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.