Kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.02.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat Öykü Koç ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili, davacının davalı bankanın nezdinde döviz tevdiat hesabı bulunduğunu, davalı banka çalışanlarının davacı tarafından verilmeyen, sahte yazılı talimatlarla, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, yazılı talimatın teyidini almadan davacı hesabında bulunan 99.927,00 euroyu ...’a ödediklerini, bu konuda müvekkilinin şikayeti üzerine İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/18 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, davalı bankaya paranın ödenmesi konusunda ihtarname gönderildiyse de davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek 99.927,00 euronun faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalı banka çalışanlarının gerekli özeni gösterdiğini, davalıya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemece 29.02.2016 tarih, 2014/520 E. ve 2016/160 K. sayılı kararı ceza dosyasında davalı banka çalışanlarının davacıdan teyit almadan hesabındaki parayı üçüncü kişiye ödediklerinin, bu eylemin davacıyı zarara uğrattığının tespit edildiği, mahkemenin ceza mahkemesi dosyasında tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğu, dolayısıyla davalı bankanın davacının zararını karşılamakla yükümlü bulunduğu gerekçesiyle, 99.927,00 euro alacağın 13.11.2007 tarihinden, dava tarihi olan 17.01.2014 tarihine kadar davalı bankaca Euro cinsinden açılmış döviz mevduat hesaplarına uygulanan oranda işlemiş faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dairemizin 11.01.2018 tarih, 2016/13104 E. ve 2018/212 K. sayılı kararıyla davacıya hesap açılışında teslim edilen hesap cüzdanı aslı ile sahte talimat yazısı, davacıya ait pasaport fotokopisi ibrazı suretiyle davalı bankaca davacı hesabından üçüncü kişiye yapılan ödeme nedeniyle zararın meydana gelmesinde gerekli özen ve dikkati göstermeyen davalı banka yanında hesap cüzdanını saklamakta kusurlu bulunan davacının müterafik kusurunun tespiti açısından karar bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin bozma ilamına uymakla birlikte gereğini yerine getirmediğini, eylemli olarak kararında direndiğini, bilirkişi raporlarının yetersiz, incelemenin eksik olduğunu, müvekkiline atfedilecek bir kusurun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, bankacılık işlemine dayalı alacak istemine ilişkindir

818 sayılı Borçlar Kanunu 55 inci madde ( 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 66 ıncı madde)

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Uyuşmazlığın çözümüne geçmeden önce usulî kazanılmış hak ile ilgili açıklamaların yapılmasında fayda vardır.

3.Türk hukuk sisteminde istikrarın sağlanması, kişilerin yargıya olan güveninin sarsılmasının önlenmesi amacı ile usulî kazanılmış hak müessesesi kabul edilmiştir. Usulî kazanılmış hak; bir davada, taraf veya mahkeme usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan haktır. Usulî kazanılmış hak, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda (HUMK) ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) düzenlenmemiş olup; Yargıtay uygulamaları ile oluşturulmuş ve öğretide de kabul görmüştür.

4.Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukukî alanda istikrar sağlamak ve kişilerin mahkeme kararlarına karşı güvenlerinin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

5. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece 29.02.2016 tarihinde verilen davanın kabulüne dair karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce hesap cüzdanını saklamakta kusurlu bulunan davacının müterafik kusurunun tespiti açısından bozulmuş ve fakat mahkemece bozmaya uyulmakla birlikte bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, Dairemizin 11.01.2018 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi ile birlikte davacının hesap cüzdanı aslını gerektiği gibi koruyamadığı ve bu durumun davacının müterafik kusuruna yol açtığı hususlarına ilişkin tespitler davalı Banka bakımından kazanılmış hak oluşturmuştur. Hal böyle iken davacının müterafik kusurunun kabulü ile sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan sebeple

1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.