Esastan ret
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın "Palex" markasını 21. sınıfta tescil ettirdiğini ancak markayı tescil kapsamı dahilindeki malların tamamı üzerinde ciddi olarak kullanmadığını, markanın sadece tuvalet fırçaları, vaporizatörtler, sabunluklar, değerli metalden olanlar da dahil olmak çöp kovaları, kağıt vericiler emtialarında kullanıldığını, davalının böylelikle tescil ettirmiş olduğu markayı kullanma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve kullanılmayan emtialar yönünden markanın iptali gerektiğini, işbu taleple açtıkları davanın Anayasa Mahkemesi'nin ilgili düzenlemeyi iptal kararı üzerine reddedildiğini ileri sürerek davalının 2006/26281 sayılı "Palex" markasının “sabunluklar, sabun dağıtıcıları, kağıt havlu dağıtıcıları, tuvalet kağıdı tutucuları ve çöp kovaları” emtiaları haricinde tescil edildiği diğer tüm emtialar yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi gereğince iptalini ve markalar sicilinden terkinini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davadaki talebinin aynısını talep ettiği davanın reddedildiğini, ilgili dosyada alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin markasını yoğun olarak ve 21. sınıfa giren ürünlerin neredeyse tamamında kullandığının tespit edildiğini, her ne kadar 6769 sayılı Kanun hükümleri gereğince markanın kullanılmayan emtialar yönünden iptali mümkün ise de bir markanın bir sahibi olur ilkesi gereğince müvekkilinin kullandığı tespit edilemeyen emtiaların iptaline karar verilmemesi gerektiğini, zira aksi takdirde aynı emtia sınıfındaki benzer ürünler için birden fazla marka sahibi olacağını, bunun markaların karıştırılma ihtimali dahi olmaması ilkesine ters düşeceğini ve markanın müvekkili tarafından 21. sınıf emtialar ile ticari faaliyet alanına giren diğer mal ve hizmetlerde yoğun şekilde kullanıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ve davacı talebi de gözetilerek davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2006/26281 tescil başvuru nolu "Palex" ibareli markanın (sabunluklar, sabun dağıtıcıları, kağıt havlu dağıtıcıları, tuvalet kağıdı tutucuları, çöp kovaları, fırçalar (boya fırçaları hariç), temizlik amaçlı fırçalar, süngerler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, sopalı yer paspasları, parfüm spreyleri ve vaporizatörleri, bulaşık eldivenleri) dışındaki emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi anlamında kullanmadan söz edebilmek için markanın ekonomik, başka bir deyişle rekabete uygun ve en azından potansiyel olarak marka sahibinin faaliyette bulunduğu pazar ilişkililerini etkileyebilecek ölçekte kullanılması gerektiğini, markanın kullanılmasından bahsedebilmek için markanın ya mal ya da ambalaj üzerinde kullanılması zorunlu olduğunu, ürün görseli üzerinde markanın olmadığı, davalı şirket faturalarında da marka belirtilmediği gözönüne alınarak "Palex" markasının süngerler için marka olarak kullanılmadığı, bu nedenle bir kullanımdan bahsedilemeyeceğini, bulaşık süngerleri, temizlik bezi, sopalı yer paspası ve mop, kova/temizlik seti ve bulaşık eldiveni satışlarının pazar ilişkilerini etkileyebilecek düzeyde olmadığını, bu nedenlerle sayılan ürünler için davalının "Palex" markasını ciddi biçimde kullandığı tespitlerine itiraz ettiklerini, pazar araştırma raporu verileri ve itirazlar gözönüne alınarak gerekirse bu yönlerden ayrı bir inceleme yapılmasına ve yeni bir rapor tanzimine karar verilmesi gerektiğini, aksi takdirde itirazlarının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi ve davalı adına tesciline karar verilmiş olan "Palex" ibareli markanın tescil kapsamı içinde yer alan ve fakat marka sahibi tarafından kullanılmayan emtialar açısından da iptaline ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; benzer nitelikte yüzlerce ürün çeşidi incelendiğinde müvekkilinin bu ürünlerin tamamının 21. sınıf emtilar ile aynı veya benzer olduğunu, aynı amaçla aynı ortamlarda kullanıldığının anlaşılacağını, müvekkilinin markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verilerek kalan emtiaların tescilinin önünün açılmasının markalar arasında iltibasa neden olacağını, 21. sınıf ürünlerde "Palex" markasının müvekkiline ait olduğunu ve ayrıca üstün ve öncelikli hakkı bulunduğunu, davacının "Parex" markası ile müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, bu hususun kesinleşen mahkeme kararı ile de sabit olduğunu, her ne kadar 6769 sayılı Kanun hükümleri gereğince markanın kullanılmayan emtialar yönünden hükümsüz kılınabilmesi mümkün ise de bir markanın bir sahibi olur ilkesi gereğince müvekkilinin kullandığı tespit edilemeyen emtialarının hükümsüzlüğüne karar verilmemesi gerektiğini, zira aksi takdirde aynı emtia sınıfındaki benzer ürünler için birden fazla marka sahibi olacağını, markanın yoğun ve aktif şekilde kullanıldığını, dolayısıyla müvekkili hakkında 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin uygulanmasının maddenin amacına aykırı olacağını belirterek kararının kaldırılması istenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan kullanılmayan markanın iptaline karar verilir." düzenlemesine yer verildiği, beş yıllık sürenin hesabında 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden önceki sürelerin de hesaba katılması yönündeki mahkeme değerlendirmesinin yerinde olduğu, davalı tarafın mahkemece davanın kabulüne karar verilen ürünler yönünden markayı tescil tarihinden itibaren beş yıl süreyle kullanmadığı ve somut olayda kullanmamanın haklı nedene dayalı olduğunun da ispat edilemediği, dosya kapsamı ve bilirkişi incelemesi uyarınca davalı markasının sabunluklar, sabun dağıtıcıları, kağıt havlu dağıtıcıları, tuvalet kağıdı tutucuları, çöp kovaları, fırçalar (boya fırçaları hariç), temizlik amaçlı fırçalar, süngerler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, sopalı yer paspasları, parfüm spreyleri ve vaporizatörleri, bulaşık eldivenleri yönünden davalı kullanımının sabit olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Uyuşmazlık, kullanmama nedeni ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu ve 25 inci maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.