Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2017 tarihli ve 2013/286 Esas, 2013/535 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şantaj suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2017 tarihli ve 2013/286 Esas, 2013/535 Karar sayılı kararı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.09.2019 tarihli ve 2019/1692 Esas, 2019/4257 Karar sayılı kararı ile;
"Sanık hakkında açılan kamu davasında, alacağın tahsili amacıyla yakınlara tehdit içerikli sözler söylendiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın eyleminin daha az cezayı gerektiren hal ve/veya yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/1076 Esas, 2020/92 Karar sayılı kararı ile eylemin yağma suçunu oluşturabileceği, bu nedenle delilleri tartışma yerinin Ağır Ceza Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/78 Esas, 2020/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezası ertelenerek sanık hakkında 53 üncü madde uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafinin Temyiz İstemleri
Sanığın beraat etmesi gerektiğine
İlişkindir.
1.Katılanlar ..., ... ve ...'ın kardeş oldukları, katılanların kooperatif binasının tadilat işi için sanık ile 2012 yılı Temmuz ayı içerisinde bağlantı kurdukları, sanık ile sözlü olarak anlaştıkları, sanığın tadilat işi için usta bulup tadilata başladığı, ancak katılanlar ile sanık arasında söz konusu tadilat giderleri nedeni ile anlaşmazlık çıktığı, 16.12.2012 tarihinde söz konusu kooperatifin bulunduğu yerde sanık ile katılanlar ... ve ... arasında tadilat işlemleri ve buna bağlı alacak borç ilişkisi nedeni ile tartışma başladığı, tartışma devam ettiği sırada olay yerine diğer katılan ... ve tanık Z.'nin geldiği, sanığın katılanlara hitaben "size burada iş yaptırmam, evinizi bitirtmem, sizi bu evde oturtmayacağım, bana canımın istediği kadar para vereceksiniz yoksa sizi yaşatmayacağım, siz göreceksiniz, size zorla boş senet imzalattıracağım" şeklinde sözler sarf etmek sureti ile katılanların vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırıda bulunacağı hususunda tehditte bulunması şeklinde gerçekleşen olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2.Tanık N. H. aşamalardaki beyanlarında, katılanların komşusu olduğunu, aralık ayında gününü tam olarak hatırlamadığı bir tarihte gürültüler duyduğunu ve olayları camdan izlemeye başladığını, sanığın katılan ... ile tartıştığını gördüğünü, sanığın katılana hitaben "evi yaptırmayacağını, yaşatmayacağını, boş senet imzalattırıp istediğim kadar para alacağım" şeklinde sözler söylediğini bizzat duyduğuna dair beyanda bulunmuştur.
3.Tanık Z. Y. aşamalardaki beyanında, sanığın katılan ... ile tartıştığını gördüğünü hatta elini kaldırmış "para vereceksiniz" bana şeklinde söz söylediğini, götürdüğü ustanın da arada engel olmaya çalıştığını, bunun üzerine araya girdiğini ve ne oluyor sen kimsin diye şahsa sorduğunu, "paramı vereceksiniz inşaatı yıkarım" şeklinde sözler söylemeye devam ettiğini söylemiştir.
4.Tanık A. Ş. aşamalardaki beyanında, katılanın inşaatındaki eksikleri tamamlaması için inşaata götürüldüğünü, orada çalışırken sanığın yanında bir bayanla geldiğin, olay yerinde o sırada sadece katılan ...'nin bulunduğunu, kendisine işi bırakmasını söyledikten sonra sanığın katılan ile tartışmaya başladığını ve sanığın "sizi oturtmam, burayı yaptıramazsanız istediğim parayı vereceksiniz, vermezseniz senet imzalatacağım" şeklinde sözler söylediğini, hatta 25.000,00 TL alacağı olduğunu da söylediğini, bu olaylar devam ederken katılan ... ve erkek kardeşi tanık Z.'in de olay yerine geldiğini söylemiştir.
1.Sanık ile katılanlar arasında belgeler ile ispatlanan borç alacak ilişkisi, katılanların sanık ile aralarında husumet bulunmaması ve aşamalarda değişmeyen tanık beyanları karşısında sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkin ileri sürülen temyiz sebebi yerinde görülmemiş olup, kurulan hüküm yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
2.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince hak yoksunluğu uygulanmayacağının gözetilmemiş olması, düzeltilebilir nitelikte hukuka aykırılık olarak görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/78 Esas, 2020/331 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.