Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz istemi; sigaraları kişisel kullanım amaçlı aldığına, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
Sanığın suç tarihinde seyahat etmekte olduğu yolcu otobüsünün kolluk kuvvetlerince durdurulması üzerine araçta yapılan önleme aramasında sanığa ait valiz içerisinde gizlenmiş vaziyette toplam 130 karton bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, kaçak sigaraları ticari amaçla değil içmek için satın aldığını, gümrüklenmiş değerin iki katını ve vergiler toplamını karşılayacak maddi gücü olmadığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar Tebliğname'de kovuşturma aşamasında sanığa etkin pişmanlık hükmünden yararlanması için soyut ihtarat yapıldığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; 27.10.2021 tarihli celsede sanığa 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı olan 13.732,36 TL ile kurum zararı olan 6.123,00 TL'yi ödemesi gerektiğinin ihtar edilmesi karşısında etkin pişmanlık ihtaratında bir isabetsizlik görülmemiş, bu sebeple Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığa ait valizde ticari miktar ve mahiyette sigaraların ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.