Esastan ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile 09.10.2013 tarihli ciro esasına dayalı promosyonlu satış sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince davacının satış kotasını doldurmasına rağmen sözleşmedeki makinanın davacıya verilmediğini, yine davalı şirket adına yazılan ve karşılıksız çıkan müşteri çeklerinin de iade edilmediğini, icraya konulduğunu, bu nedenle fiyat farkı faturası kesildiğini, icra takibi yapıldığını ileri sürerek davalının ... 3. İcra Müdürlüğünün 2016/6071 sayılı takip dosyasındaki itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme koşullarının yerine getirmeyenin davacı olduğunu, borcun hala ödenmediğini, sözleşmede belirtilen ürünlerin tamamının satılması ve bedelinin ödenmesi gerektiğini, ürün bedellerinin ödenmediğini, fiyat farkı kesilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, karşılıksız çekler yönünden de icra takipleri yapıldığını hala tahsil edilmediğini, hala 331.750,00 TL cari hesap alacağı bulunan davacının ödeme borcunu yerine getirmediği gibi fiyat farkı faturası kesmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerçeğe ve hukuka uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da görüldüğü üzere taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacın takip ve dava konusu yaptığı faturaların fiyat farkı faturası olduğu, taraflar arasında fiyat farkı uygulamasına dair bir anlaşmanın olduğu davacı tarafça ispatlanamadığı, davanın ve %20 tazminat talebinin 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca haksız olduğu ancak kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşılıksız çıktığı söylenen müşteri çeklerinin verilmediğini, makinenin iadesi karşılığı verileceği hususunda anlaştıklarını, bu çeklerin takibe konu edildiğini, müvekkili şirketin kotadan ... alacağı bulunduğunu, sözleşmenin başlangıcında 2013 tarihinde satılan ürünün, sözleşmenin sona erdiği 2015 yılında dahi sözleşme ile belirlenen fiyattan satıldığını, fiyat farkı doğduğundan piyasa fiyatın araştırılması gerektiğini, davalı şirketin hem ciro yaptırılıp hem hak edişi ödemediğinden sebepsiz zenginleştiğini, davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere ve dosya içeriğine göre mahkeme kararı ve dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ek olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf sebeplerinin gerektiği şekilde irdelenmediğini, yetersiz inceleme ve değerlendirme sonucu ürünün piyasa fiyatı hususunda yeterince araştırma yapılmadan oluşturulmuş bilirkişi raporuna dayanan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması için yapılan istinaf başvurusunun reddinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, fatura alacağına dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.