Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 2013/02272 başvuru nolu "Geçici Dövme Ev Seti", 2013/14017 başvuru nolu "Geçici ve Kalıcı Araba Dövmesi”, 2012/08472 başvuru nolu "Geçici Vücut Süsü” başlıklı incelemesiz patentlerle ilgili olarak müvekkiline incelemesiz patente ilişkin lisans verildiğini, bu patentler başvuru aşamasında iken Ayso Kimya Tarım Gıda Tedarik San.ve Tic.A.Ş.'ye sözleşme ile 13.02.2014 tarihinde devredildiğini, ancak incelemesiz patent verilen bu ürünlerin yenilik özelliği taşımadığını, bu nedenle söz konusu patentlerin hükümsüzlüğü talepli olarak İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2017/4 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davalılarla imzalanmış olan sözleşmenin 28.01.2015 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, haklı nedenle feshedilmiş sözleşme gereğince ... zararlanın tazmininin davalılardan istendiğini, ancak davalıların mevcut zararlarını tazmin etmediği gibi 2015/227 E. sayılı dosya ile davalılarca taraflarına dava ikame edildiğini, sözleşmenin haklı feshi nedeniyle sözleşmeden ... zararların tazmini için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların kötü niyetli olduklarını, davacıların işbu davayı müvekilleri tarafından davalılar aleyhinde açılan 2015/227 E. sayılı dosyasını sürüncemede bırakmak amacıyla açtıklarını, davacılar her ne kadar müvekilleri adına tescilli olan patentlerin geçersiz olduğunu ileri sürmekte iseler de, davacıların söz konusu patentleri aynı şekilde faydalı model olarak kendi adlarına tescil ettirerek patente konu dövmeleri üretmeye ve çok yoğun bir şekilde satmaya devam ettiklerini, davacıların bu ürünlerden dolayı zarar etmeleri bir yana, kâr elde etmeleri sebebiyle ... zamandır sattıklarını ve satmaya da devam ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ile davacı Ayso Kimya A.Ş arasında davalıların hak sahibi oldukları 2013/02272, 2013/08472 ve 2013/14017 tescil nolu patentlere ilişkin lisans sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirtildiği, dava konusu patentlerden 2013/02272 ve 2013/08472 tescil nolu patentlerin halen davalılar adına tescilli olup geçerliliklerini koruduğu, 2013/14017 nolu patentin ise davacı Ayso Kimya A.Ş.'ye devredilip geçerliliğini koruduğu, buna rağmen davacı Ayso Kimya A.Ş tarafından davalılar adına olan 2013/02272 sayılı patent kapsamında 2015/01137 sayılı "Geçici Vücut Süsleme Spreyi" başlıklı faydalı model belgesini alarak dava konusu patentler kapsamında üretim ve satışa devam ettiği, davalıların açtıkları 2017/614 E. sayılı hükümsüzlük davası neticisinde Ayso A.Ş. adına olan bu faydalı model belgesinin davalılar adına olan patent kapsamında olması sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verildiği, 2015/227 E. sayılı dosyanın tetkikinden ise, davacılar ... ve ... tarafından, davalı Ayso Kimya A.Ş. ve Zirve Gıda Ltd. Şti. aleyhinde patentten ... hakların korunması ve aynı sözleşmeden kaynaklı alacaklarının tahsili istemi ile dava açıldığı, dosyanın derdest olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında geçerli sözleşme ile davalıların edimlerini yerine getirdiği, dava konusu patentlerin geçerliliğini koruduğu, buna rağmen davacı tarafça kötü niyetli olarak 2017/614 E. sayılı dosyasında hükümsüz kılınan faydalı modeli tescil ettirip patenti kullanmaya devam ettiği, yine kötü niyetli olarak kendisinin kullandığı patentlerin hükümsüzlüğü istemi ile dava açtığı, bu şekildeki davranışın dürüstlük kurallarına aykırı olup, sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davacıların davasının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılara ait patentlerin incelemesiz patent olduğunu, bu yüzden davacıların ilgili patentleri iade ettiklerini ve bu sebeple yapılan masrafların davalıdan tazminini talep ettiklerini, ilgili patentlerin davacılarda kaldığı süre içinde müvekkiller tarafından yapılan masrafların mahkemece tespit edilmediğini, aynı zamanda davalılara yapılan ödemelerin de hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, bilirkişi incelemesi yapılmadığını, mahkemece davanın reddine dayanak olarak gösterilen 2017/614 E. sayılı dosyanın bu dava ile bir alakasının bulunmadığını, kaldı ki dosyanın bu dosya ile aynı gün karar çıktığını ve kesinleşmediğini, mahkemece TPE araştırma raporlarının hükme esas alınmadığını, ticari defterlerin incelenmediğini, davalılar aleyhine müvekkiller tarafından açılan İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/4 E. sayılı dosyadan bahisle müvekkillerin kötü niyetli olduğunun belirtilmesine karşın dosyanın bekletici mesele yapılmadığını, dosyadaki bilirkişi raporunun kararda tartışılmadığını, raporda davacılara ait faydalı modelin yenilik unsurunu içerdiğinin belirtildiğini, davalıların haksız kazanç sağlama çabası içinde olduklarını, ancak mahkemece müvekkillerin sunduğu delil ve beyanların dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların fesih beyanında, davalıların taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen yükümlülüklere aykırı davrandığından bahsedilmediği, dosyaya yansıyan beyanlardan da davalıların 13.02.2014 tarihli sözleşmede belirtilen yükümlülüklerine aykırı davranmadıklarının anlaşıldığı, sözleşme'nin 8.2 nci maddesindeki, "Lisans ... (davacılar) sebep göstermeksizin göndereceği yazılı ihtarname ile işbu sözleşmeyi ... taraflı ve tazminatsız olarak feshetme hak ve yetkisine sahiptir." şeklindeki hüküm gereğince davacıların ... taraflı olarak sözleşmeyi fesih hakkına sahip olduğu kabul edilse bile, sözleşmenin sona ermesinde davalılara atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığının dosya kapsamıyla ... olduğu, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacıların davalılardan zarar tazmini isteminde bulunamayacaklarının kabulü gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararının isabetli görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, taraflar arasında imzalanan patent lisans sözleşmesinin davacılar tarafından haklı feshedildiğinden bahisle sözleşmeden ... zararların tazmini istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.