Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından kasko sigortalı araca davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi nedeniyle çarpması sonucu ... 2. İcra Müdürlüğünün 2014/3739 sayılı numarası ile davacı müvekkil şirket alacağının davalı borçlulardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlattığını, borçluların borca ve tüm ferilerine, yönelik itirazları üzerine icra takibinin durduğunu belirterek borçlunun itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... (eski ünvanı Halk) Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karıştığı iddia edilen 22 RL 385 plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat kapsamına alındığını, sorumluluğun poliçede yazılı limit ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete başvurusu üzerine yapılan incelemelerde 22 RL 385 plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunun tespit edildiğini, sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedebilmek için kazanın meydana gelmesinde, teminat kapsamına alınan aracı kullanan sürücüsünün de kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazında bulunduğunu, ...2. İcra Müdürlüğünün 2014/3739 sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığını, bu nedenle borca ve ferilerine itiraz edildiğini, kazaya karışan ve ölüm ile sonuçlanan kazada hatır taşımacılığının söz konusu olduğunu, davacı tarafından açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını olaya ilişkin alınan bilirkişi raporlarında da müvekkilinin aracını kullanan araç sürücüsünün de kusursuz olduğunu beyanla açılan davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin 30.04.2015 tarihli ve 2014/340 Esas-2015/155 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafından davalılar aleyhine ...İcra Müdürlüğü'nde ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından süresi içinde borca itirazla birlikte yetkili icra dairesinin Marmaraereğlisi olduğunu belirterek icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğini, yetkili olduğu kabul edilen Marmaraereğlisi İcra Dairesi'nde girişilmiş bir icra takibi bulunmadığını, ...İcra Dairesinde girişilen icra takibi, yetkisizlik nedeniyle itirazın iptali davasının dayanağını oluşturamayacağından somut olayda dava koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 2016/4237 Esas, 2016/4086 Karar sayılı ve 31.03.2016 tarihli ilamı ile; itirazın iptali davası için "mahkemenin yargı çevresinde geçerli bir icra takibi yapılması" hususunun dava şartı olmadığı, icra takibi ve itirazın iptali davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yukarıda açıklanan yetkiye ilişkin hükümlerine uygun olması gerektiği, somut olayda, işleten/sürücü ve trafik sigortacısına yöneltilen davada, davanın kazanın vuku bulduğu yer olan Marmaraereğlisi'nde açıldığı, mahkemece yetki itirazının reddine karar verilerek işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemelerinden sonra düzenlenen raporlar ve özellikle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu gözetildiğinde davacıya sigortalı araç sürücüsü olan ...'ın % 100 kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'a atfı kabil kusur izafe edilmediğinden sorumluluk yüklenemeyeceği, bu hâli ile davalıların icra dosyasına konu edilen borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulu adli tıp raporunun kabul edilmeyerek itiraz ettiklerini, davalı araç işleten ...'ın "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi olup aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmü gereği kusuru oranında değil kusuru bulunmasa dahi sorumlu olduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişkilerin mevcut olup olmadığı, çelişkilerin mevcudiyeti halinde bu çelişkilerin giderilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davacı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu dava dışı sigortalısına ödenen araç pert tazminatının karşı araç işleteni ve trafik sigortacısından rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini istemiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamında kusura ilişkin çelişkinin Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu ile giderildiği, bu raporda kazanın oluş şekli değerlendirildiğinde davalıların maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı tespitleri ile davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir

Açıklanan sebeplerle

Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesince gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)
(Karşı Oy)

Dava, davacının kasko sigortacısı olduğu araç ile davalıların işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları araçların karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda, davacı şirketin sigortalısına ödediği araç pert bedelinin rücuu için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, işin esasının incelenmesi gerektiğinden bahisle verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafın araç sürücüsünün kusuru olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş; kararı davacı temyiz etmiştir.
Davaya konu ödemeye dayanak trafik kazası nedeniyle davacının sigortaladığı araç sürücüsü dava dışı ... ile davalı aracını kullanan sürücü dava dış...'in sanık olarak yargılandıkları Silivri Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/84 Esas - 2015/104 Karar sayılı dosyasında, eldeki davada esas alınan ATK raporu irdelenerek değerlendirme yapılan İTÜ heyet raporu esas alınarak her iki sanığın olayda kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiş, Yargıtay 12. Ccza Dairesince de bu karar onanarak kesinleşmiştir.

Eldeki dava dosyasında hükme dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda davacı sigortalısı aracı kullanan sürücü ...'ın (%100) oranında kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsü Ali İhsan Demir'in kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, mahkemece de bu rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.

Yine dava konusu kaza nedeniyle ölenlerin yakınlarının davalılar aleyhine açtığı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemli İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/45 - 2017/448 karar sayılı dosyasında davalı araç sürücüsünün (%25) oranında kusurlu olduğu kabul edilip davalı taraf sorumlu tutulmuştur.

TBK 'nın 74 üncü maddesi uyarınca hukuk hakimi ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesi kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıalarla bağlıdır. Yine aynı kaza nedeniyle açılan tazminat davasında davalı tarafın kusurlu bulunup sorumlu tutulması eldeki dava yönünden güçlü delil teşkil eder. Bu haliyle, davalı araç sürücüsünün de olayda bir miktar kusurunun olduğu kabul edilip tazminat kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre davalı tarafın sorumluluğuna karar verilmesi gerekir. Belirtilen nedenle, davacı tarafın kusurunun olmadığından bahisle verilen davanın reddi kararının bozulması kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyoruz.