Ret

Taraflar arasındaki cezai şart alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan toplam miktar 15.000,00 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine dair kararı 26.05.2022 tarihli olup, davalı vekilince temyiz edilen miktar 2022 yılı kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2.Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin motor üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, davalının 11.05.2015 tarihinde "Test ve Validasyon Müdürü" olarak başladığı işinden istifa etmesi nedeniyle iş akdinin 27.01.2017 tarihinde sona erdiğini, 13.02.2017 tarihinde iş sözleşmesinin 2.2 nci maddesine göre işçinin kendi isteği ile işten ayrılması veya işverenin farklı nedenle feshi halinde işverenin önemli bir zarar uğraması ihtimali bulunduğundan 2 yıl süre ile Marmara Bölgesinde iş tanımına uyan işlerde ve motor geliştirme alanlarındaki tüm işlerde hiçbir işletmede faaliyet gösteremeyeceği, 10 uncu maddesine göre de feshi izleyen 12 ay boyunca Marmara Bölgesinde herhangi bir ticari işletmede çalışmayacağı, aksi halde son brüt ücretin 12 aylık tutarında cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye aykırı şekilde davalının aynı alanda faaliyet gösteren BMC Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.'de benzer görevi alması nedeniyle sözleşmeyi ihlal ettiğini, Savunma Sanayi İcra Komitesinin müvekkili ile olan sözleşmesinin sona erdirilmesinden sonra, 28.10.2016 tarihinde BMC Otomotiv A.Ş. ile ... nesil hafif zırhlı araçta paletli konfigrasyonda kullanılması planlanan güç grubunun tasarımı, geliştirilmesi, prototip üretimi konusunda sözleşme görüşmelerine başlanması kararı alındığını, akabinde sözleşme imzalandığını, davacının rekabet yasağından kurtulmak için şirketin İzmir'deki işyerinde çalışmaya başlamasına rağmen mesaisini İstanbul Esenler'de bulunan işyerinde sürdürdüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 182.384,28 TL'lik cezai şart alacağının şimdilik 30.000,00 TL'sinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle müvekkilinin cezai şarttan sorumlu tutulamayacağını, rekabet yasağına ilişkin düzenleme yapılabilmesi için müvekkilinin davacının müşteri çevresi ticari veya üretim sırlarına vakıf olması ve bu sırların kullanılması halinde önemli bir zararın meydana gelmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya ait ticari sırlara ulaşabilecek bir pozisyonda çalışmadığını, bütçe veya genel kurul toplantılarına katılmadığını, eğitim almadığını, davacının, müvekkilini uzmanlığından yararlanmak için işe aldığını, davacının projeyi gerçekleştirmemesi nedeniyle projenin iptal edildiğini, kaldı ki ... işinde çalıştığı şirketin davacı ile aynı alanda çalışmadığını ... şirketin savunma sanayi alanında faaliyet gösterirken davacının tarım makineleri alanında çalıştığını, zararın ispatlanmaması halinde işçiden cezai şart talep edilmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davalının önceki işvereni davacı ile sonraki işvereni şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğu, özellikle savunma sanayi alanında Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından bir kısım üretim ve ARGE işinin davacıya verilmesi daha sonra sözleşmenin fesih edilerek dava dışı BMC Otomotiv A.Ş. ile sözleşme yapılması ve davalının her iki işletmede aynı işleri yapması nedeniyle davacının cezai şart talebinde bulunabileceği, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu, sözleşmede haksız rekabet halinde son brüt ücretinin 12 ... kadar ceza öngörülmüş ise de, davacı tarafından talep edilen miktarın fahiş olduğu gerekçesi ile takdiren 15.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne bu miktar alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, tenkis nedeniyle davalı lehine vekâlet ücreti ve yargı gideri takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olup davalı tarafından ihlal edildiğini, davalının 11.05.2015 tarihinde başladığı işten, 19.01.2017 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, 13.02.2017 tarihinde BMC Otomotiv A.Ş.'de işe başladığını, her iki şirketin Savunma Sanayi Müşteşarlığı ihalelerine teklif verdiğini, çalışmalarını İstanbul'da gerçekleştirerek rekabet yasağına aykırı davrandığını, davalının müvekkili şirketten aldığı son brüt ücretin 15.198,69 TL olduğunu, Savunma Sanayi Müşteşarlığı ihalesinde edindiği bilgiler sayesinde rakip şirkette çalışma imkanı bulduğunu, rekabet yasağını ve cezai şart bedelini ödeyeceğini bilerek rakip şirkette işe başladığını, söz konusu ihaleyi rakip şirketin kazanmasıyla müvekkili şirketin milyonlar kaybettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü, aksi halde tüm alacak miktarı üzerinden tenkis yapılmasını istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin sözleşmelerin hukuki geçerliliğini incelemeden hüküm verdiğini, rekabet yasağı kaydının müvekkilinin çalışma hürriyetini kısıtladığını, müvekkilinin ... uzmanlık çalışma alanlarına konu işyerlerinin sadece Marmara bölgesinde yer aldığını, müvekkilinin davacı şirkete ait ticari sırlara ulaşabilecek bir pozisyonda çalışmadığını, hiçbir bütçe ya da genel kurul toplantısına katılmadığını, davacı şirketin müvekkilini yetiştirmediğini ve hiçbir eğitim vermediğini, müvekkilinin zaten 'Kıdemli Uzman Mühendis' olduğunu, davacının Savunma Sanayi Müsteşarlığıyla imzaladığı ... Tankı Projesi'nin iptal edildiğini, bu sebeple müvekkilinin projeye ilişkin tasarım ve geliştirme faaliyetinde bulunmadığını, müvekkilinin proje bazlı çalıştığını, proje hangi şirkette olursa olsun çalışabileceğini, davacı şirketten proje sona erdiği için ayrıldığını, davacının müvekkilini istifaya zorlamak için iş alanına girmeyen işlerde görevlendirdiğini, her iki firmanın kazandığı ihalelerin teknik detaylarının farklı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacıya ait iş yerinde makine mühendisi Test ve Validasyon Müdürü olarak çalıştığı, bu kapsamda davacı şirketin motor geliştirme alanına erişim imkanı bulunduğu, ... işyerinde de aynı işi yaptığı, davalının önceki işyerinde edindiği bilgileri ... işyerinde kullanmasının, davacı işverene önemli zarar verebilme ihtimalini taşıdığı, zarar ihtimalinin varlığının cezai şart talebi için yeterli olduğu, davalının işten ayrıldığında SGK kayıtlarına göre aylık 12.918,47 TL ücret aldığı, geçimini sağladığı ücretinden 2,5 aylık ücretine tekabül eden 30.000,00 TL cezai şart isteğinin fahiş sayılması gerektiği, eldeki davanın kısmi dava olarak açıldığı, kararlaştırılan cezai şart tutarının tamamı talep edilmemiş olsa da kısmi davada talep olunan miktarın fahiş bulunarak tenkis yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, işçinin rekabet yasağına aykırı davranışı nedeniyle cezai şart alacağı istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 ... maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 182 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 420 nci maddesi, 444 üncü maddesinin ikinci fıkrası.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

A.Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B.Davacı Temyizi Yönünden

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.