Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

I-Üst Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükmün üst yer Cumhuriyet Savcısı tarafından 1 aylık yasal süresi geçtikten sonra 22.10.2013 tarihinde temyiz edildiği ve hakim havalesi 30.10.2013 olduğu cihetle, üst Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz talebinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

II-O yer Cumhuriyet Savcısı'nın ve katılan EPDK vekilinin temyizlerinin incelenmesinde ise;

İddianamede müsaderesi talep edilen akaryakıt hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de, bu konuda mahkemesince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre o yer Cumhuriyet Savcısı'nın ve katılan EPDK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 24.05.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Olay tarihinde petrol istasyonunda yapılan arama ve ölçümde pompalara bağlı olmayan tanktan miktarı tutanaklarda belirtilmeyen ancak TÜBİTAK MAM raporuna göre marker seviyesi geçersiz olduğu belirlenen motorin ele geçirildiği, marker seviyesinin geçersiz olduğunun belirlenmesi karşısında ve suç tarihi de dikkate alınarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi ancak miktar tutanakta belli olmayıp sanığın savunmasında 400-500 litre, numune alma tutanağında 450-500 litre motorin olarak belirtilmesi karşısında yakalanan motorin miktarının da açıkça belirlenmesi gerektiğinden mahkeme kararının bozulması görüşündeyim.