Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1- Sanık hakkında katılanlar ..., ... Ltd. firmalarına yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Katılanlar adına vekaletnameye istinaden şikayetten feragate yetkili olduğu anlaşılan katılanlar vekilinin hükümden sonra gönderdiği 12.12.2014 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetten vazgeçtiğini bildirmiş olmasına göre, sanığın üzerine atılı suçun soruşturmasının ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 73/6. maddesi uyarınca şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususu sanıktan sorularak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2- Sanık hakkında katılanlar ... ve .... firmalarına yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede ise;

a- Şikayet üzerine sanık tarafından işletilen ... adresindeki imalathanede 27.04.2012 yapılan aramada ... ve ... markalarını taşıyan toplam 20.899 adet taklit ürünün ele geçirildiği; aynı gün yine sanık tarafından işletilen ... adresinde depo olarak kullanılan yerde ... ve ... markaları yanında şikayeti devam eden ... ve ... firmalarına ait markaları taşıyan toplam 33.882 adet ürüne elkonulduğu, ... ve ... haricindeki firmaların hükümden sonra gönderdikleri 12.12.2014 havale tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetten vazgeçtiğini bildirdiklerinin anlaşılması karşısında; aynı adreste şikayetçiler .... ve ... firmalarına ait taklit markalı ürünleri üreten sanığın birden çok hak sahibi şikayetçiye karşı aynı fiili işlediği gözetildiğinde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin ikinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, ... ve ... firmalarına yönelik olarak 2 kez ayrı ayrı cezalandırılmak suretiyle fazla ceza tayini,

b- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.