Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.

2.Antalya (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2016 tarihli kararı ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, suçu işlemediğine ilişkindir.

1.Dava konusu olay, sanığın, birlikte yaşadığı katılanı, ikamet kapısını kilitleyerek hürriyetinden yoksun kıldığı ve evin penceresinden sesini duyurduğu bir kişinin yardımı ile emniyet ekiplerinin durumdan haberdar edilerek katılanın kurtarıldığı iddiasına ilişkindir.
2.02.11.2014 tarihli yakalama tutanağında, saat 09: 15 sıralarında haber merkezince, ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde müracaatçı bir bayan şahıs ile görüşülmesinin istenmesi üzerine intikal edildiğinde, katılanın, sanık tarafından darp edildiğini beyan ettiği ve ... Mahallesi ... Sokak No: 36 sayılı adres önünde sanığın görülerek Polis Merkezine davet edildiği bildirilmiştir.

3.Katılana ait 02.11.2014 ve 05.12.2014 tarihli raporlarda, katılanın sağ göz yanında ve yanağında ağrı, sol kulakta hiperemi ve ekimotik alan ile eski operasyon izleri tarifi ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı yazılıdır.

4.Sanık savunmasında, atılı suçlamayı inkar etmiştir.

Katılan soruşturmadaki ifadesinde, sanığın kapıyı kilitlediğini, gitme konusunda ısrar edince dövdüğünü, bir süre sonra dışarı çıkıp, tanımadığı birisinden yardım isteyerek emniyeti aradığını, ekiplerin sanıkla ikisini emniyete götürdüğünü beyan etmişken, kovuşturmada ise, sanığın 45 gün boyunca hürriyetinden yoksun kıldığını, ikamet penceresinden seslendiği bir şahsın emniyeti araması sonucu kurtulduğunu beyan etmiştir. Katılanın soruşturma ifadesi ve 02.11.2014 tarihli yakalama tutanağına göre, katılanın ikamet dışında, cadde üzerinde emniyet ekiplerince müracaatının alındığı, sonrasında, ikamet önünde iken sanığın kolluk ekiplerince yakalandığının tespit edilmesi, katılanın kovuşturma aşamasındaki beyanında da evden nasıl çıktığına dair net bir ifadenin yer almamış olması karşısında, katılanın evden nasıl çıktığına dair katılanın aşamalardaki ifadeleri arasındaki çelişkiler giderildikten ve katılanın kendi imkanları ile mi, yoksa başka birisinin yardımı ile mi evden çıktığının tespit edilmesi, gerekirse tutanak mümzilerinin dinlenerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğnameye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.