Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 06/06/2006-05/11/2013 tarihleri arasında davalı yönetime bağlı sitede apartman görevlisi olarak çalıştığını, davacının yaptığı havuz bakımı gibi ek işlere ait taahhüt edilen ücretinin ödenmediğini, davacının asli görevleri dışındaki işlerle ilgilenmeyi reddetmesi üzerine davalının iş sözleşmesini feshettiğini, davacıya 11.718,00 TL kıdem tazminatı ödendiğini, fazla mesai ile bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, davacının 2009-2010 yılından kalma yıllık iznini kullanamadığını, davacının asli görevinin dışındaki taahhüt edilen ek çalışmalarına ait ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, ek işlere ait ücreti ve ücret alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 06/06/2006-05/11/2013 tarihleri arasında çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin görevli olduğu işleri zamanında ve gereği gibi yapmaması nedeniyle davalı tarafından feshedilmiş olmasına rağmen iyiniyetle kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, davacının iddia ettiği işçilik alacaklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Konut kapıcılarının açtığı davalarda işveren kat malikleri olup yönetim/yönetici işveren vekili durumundadır. Bu nedenle işçinin hak ve alacaklarının tamamından doğrudan sorumlu kat maliklerinin itiraza rağmen tanık olarak dinlenilmesi hatalı ise de, davalı tanık beyanları sonuca etkili görülmediğinden bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.

2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

3-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 47'nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile ... günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve ... günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00'ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasa'nın, 5892 sayılı Yasa'yla değişik 2'nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, davacı genel tatillerde çalıştığını iddia etmiş ise de, gösterdiği tanıklar işyeri çalışanı olmayıp komşu apartman çalışanlarıdır. Davacının çalışma düzenini bilebilecek durumda değillerdir. Bu nedenle davacının genel tatil ücreti talebinin reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de dini bayramlarda çalışmanın saat üzerinden hesabı hatalıdır. Genel tatil günlerinde bir saatlik çalışma dahi tam yevmiyeyi gerektirecek niteliktedir.
F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.Başkan
...