Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hapis cezasının adli paraya dönüştürülmesi nedeni ile her ne kadar yasal olarak cezanın ertelenmesi mümkün değil ise de, hükmün gerekçesinde " hapis cezasının ertelenmesi halinde sanığın suç işlemekten çekineceğine dair kanaat edinildiğinden" bahsedilmesine karşın hüküm kısmında ise adli para cezasına hükmolunarak "cezanın ertelenmesi halinde bir daha suç işlenmekten çekinilmeyeceği" kanaatine yer verilerek hükmün karıştırılması
2-Sanığa yükletilen kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız olarak bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere veya kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "eski hale getirerek kamunun uğradığı zararın giderilmemesi" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.