Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş, ise de davetiye masrafı bulunmadığından duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Taraflar arasında imzalanan 26.10.2005 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde vadesinde yapılmayan ödemeler için aylık net %8+KDV faiz ödeneceği kararlaştırılmıştır. Taraflarca belirlenen bu faiz akdî temerrüt faizi niteliğinde olduğu ve sözleşmenin 8.2.maddesinde ödeme tarihlerine ilişkin kesin vade bulunduğundan belirtilen tarihte ödeme yapılmaması halinde borçlu belirlenen vade tarihlerinden itibaren alacağı akdî faiziyle ödemek zorundadır. İcra takibinde kararlaştırılan akdî faiz üzerinden işlemiş faizin tahsili ile takip tarihinden itibaren yıllık %96 temerrüt faizi istenmiştir.
6101 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un Görülmekte Olan Davalara İlişkin Uygulama başlıklı 7. maddesinde akdî faize ilişkin 88 ve temerrüt faiziyle ilgili 120. maddelerinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hükmü getirilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesinin ikinci fıkrasında, sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık temerrüt faiz oranının birinci fıkra uyarınca belirlenecek yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşmayacağı kabul edilmiştir. Birinci fıkraya göre ise sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenecektir. Bu faizin de değişen oranlarda uygulanacağı kabul edilmektedir.
Somut olayda sözleşmede kararlaştırılan aylık %8 üzerinden yıllık faiz oranı %96'dır. Faiz borcunun doğduğu 15.02.2006 tarihinde ... Bankasınca yayınlanan oranlara göre işin ticari olması sebebiyle uygulanması gerekli avans faiz oranı yıllık %25 olduğundan bunun yüzde yüz fazlası (25x2=50) %50 olmalıdır.
Bu durumda mahkemece kabul edilen asıl alacak için 15.02.2006 tarihinden itibren yıllık %50 ve değişen avans faizinin yıllık %96 oranını aşmamak koşuluyla yüzde yüzü oranında fazlası olarak hesaplanacak akdî faiziyle birlikte takibin devamına karar verilmesi gerekirken emredici nitelikteki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesine aykırı miktarda ve sabit akdî faiz oranı üzerinden takibin devamı doğru olmamıştır. Karar bu yönden bozulmalıdır. Ne var ki, yapılan bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle mahkeme kararının hüküm kısmı 1. madde birinci satırındaki (aylık %8 sözleşmedeki faizi) rakam ve kelimelerinin karar metninden çıkartılarak, yerine (yıllık %50 ve tahsil tarihine kadar değişen avans faiz oranlarının yüzde yüz fazlası olarak hesaplanacak yıllık %96 oranını aşmayacak akdî faizi) rakam ve kelimelerinin yazılmasına kararın değiştirilen bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 24.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.