Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararıyla sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, suç kastının bulunmadığına ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanığın, temyiz dışı sanık ... ve kimliği belirsiz bir başka şahısla birlikte, kardeşleri olan ...'a ait çıplak fotoğrafları kendilerine ve çevresindeki kişilere gönderen mağduru silahla ve cebirle araçlarına bindirmek istedikleri, üniversite güvenlik görevlileri ve öğrencilerin müdahalesi ile olay yerinden ayrılarak mağduru hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs ettikleri iddiasına ilişkindir.
2. Mağdura ait 18.03.2015 ve 01.07.2015 tarihli raporlarda, mağdurun sağ kaş üstü, iki baldırı ve sol omzunda abrazyon ve sol göğüs ön duvarında hassasiyet tarifi ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı bildirilmiştir.
3. Tanık B.P.'nin, mağdur hakkında cinsel saldırı, şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayete ilişkin ifade tutanakları ile, şikayetine konu çıplak vaziyette çekilmiş fotoğrafları dosya içerisindedir.
4. Sanıklar savunmalarında, kızkardeşleri olan ...'a ait uygunsuz fotoğrafların ... sosyal paylaşım sitesi üzerinde mağdur tarafından kendilerine ve çevrelerine gönderilmesi, kızkardeşlerine şantaj ve tehditte bulunması nedeniyle, mağdur ile görüşmek istediklerini, mağdurun araca binmemesi üzerine arbede olduğunu beyan etmişlerdir.
1. Mağdur aşamalarda istikrarla, üç kişi tarafından zorla araca bindirilmeye çalışıldığını, sanık ...'de silah olduğunu beyan etmiştir. Mağdur ifadesi, bu ifade ile uyumlu tanık R.A.'nın anlatımı ve doktor raporları, tanık B.P'nin ifadesi, sanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın, kardeşine ait fotoğrafları ifşa eden mağduru, temyiz dışı sanık ... ve kimliği belirlenemeyen başka bir kişi ile birlikte, ele geçirilemeyen bir silahı göstererek ve cebir kullanarak araçlarına bindirmek istediği, olay yerinde bulunanların müdahalesi ile eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından, mahkemece kurulan hükümde mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık kurulan hükümde, sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uyarınca temel cezadan indirim yapılırken uygulama maddesi olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş ise de, bu hususlar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322 nci hükmün (2) numaralı paragrafının dördüncü bendine "cezasından" ibaresinden sonra gelmek üzere "5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.