Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2015 tarihli iddianamesi ile, sanığın cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanığın, mağdur ...'yı, " ana babanı düşün, yoksa sonu kötü olur" diyerek korkutarak ve kolundan tutarak taksiye zorla bindirmesi suretiyle hürriyetinden yoksun kıldığı ve ihbar üzerine kolluk görevlilerince yapılan uygulama ile mağdurun kurtarılması iddiasına ilişkindir.
2. 07.11.2015 tarihli tutanakta, sürücülüğünü ...'ın yaptığı taksiye binen bir bayan ve bir erkek şahsın şüpheli durum sergilediklerinin sürücü tarafından taksi durağına bildirildiği, taksi durağınca yapılan ihbar sonucu araç durdurulduğunda, mağdurun sorulara cevap vermediği, sanığın ise mağduru amca kızı olarak tanımladığı, karakola getirildiklerinde, mağdurun, görevlilere tehdit ile kaçırıldığını söylediği yazılıdır.
3. Mağdur ile sanığın kullandığı telefonların 01.09.2015-07.11.15 tarihleri arasındaki HTS kayıtları dosyadadır.
4. Sanık tarafından teslim edilen ve mağdur tarafından gönderildiğini söylediği ... mesajlarını içerir bir adet hafıza kartına ilişkin 08.03.2016 ve 27.04.2016 tarihli raporlarda, 23 adet mesaj içeriği, 2 adet bir bayan ve bir erkek arasında çiçek veriliş anı ve sonrasına ilişkin fotoğraf ve fotoğraflarda yer alan bayan tarafından elindeki kitapla yemin vererek karşı tarafı sevdiğini ifade eden bir adet video kaydı ve açılamayan ikinci bir video kaydı üzerinde tarih damgası bulunmadığı, oluşturma tarihlerinin 17.02.2016 olduğu, oluşturma tarihinin gerçeği yansıtmayabileceği bildirilmiştir.
5. Olay yerini gösterir mobese kayıtlarının silindiğine dair 23.05.2016 tarihli yazı cevabı dosyaya eklenmiştir.
6. Sanık savunmasında, mağdurun rızasının olduğunu beyan ederek suçlamayı inkar etmiştir.
1. Mağdur ..., 23.07.1998 doğumlu olup, suç tarihinde, 18 yaşını doldurmamıştır ve kovuşturmada, 12.07.2016 tarihli celsede, ailesinden çekindiğini, sanığın kendisini korumak için kaçırmak istediğini söylemesi üzerine seslenmeyip, ikna olduğunu, kaçmaya rıza gösterdiğini, sanığı sevip, 18 yaşına girdikten sonra sanıkla evlenmeyi düşündüğünü beyan etmiştir.
2. Sanık ile mağdura ait nüfus kaydı dosya arasına alınmıştır. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, tanık ..., mağdurun zorla kaçırıldığına dair bir izlenime sahip olmadığını beyanı, mağdurun aşamalardaki ifadeleri, taksiye binmeden önce geçirilen vakitte ve taksiye bindiklerinde yardım istememiş olması, taraflar arasındaki arkadaşlığı gösteren ve dosyaya sunulan video kaydı ile fotoğraflar, taraflara ait nüfus kaydına göre, sanık ile mağdurun mağdur reşit olduktan hemen sonra 07.08.2016 tarihinde evlenmiş olmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın, tehdit ve cebir ile mağduru hürriyetinden yoksun kıldığına dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırılık bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.