Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında eylemin kül halinde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğu değerlendirilerek bu suçtan 1 yıl 6 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1. Sanığın atılı suçu işlemediğine,
2. Suç işleme kastının bulunmadığına,
3. Eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
4. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir.
1. Dava konu olay; trafik cezasını ödemek isteyen müştekinin internet sitesinde ilgili alanlara kredi kartı bilgilerini ve cep telefonuna gelen 3D güvenlik şifresini girmesi üzerine sanığın işyerinden müştekinin rızası dışında 180,00 TL tutarında alışveriş yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Müştekinin kullandığı bilgisayarda yapılan incelemede; müştekinin işlem yaptığı internet sitesinin IP adresinin "173*****.34/islemler/traf/dispatch2php" olduğu tespit edilmiştir.
3. Müştekinin kredi kartından 09.11.2014 tarihinde yapılan 180,00 TL tutarlı harcamanın internet üzerinden sanığın yetkilisi olduğu ... isimli işyerinden yapıldığına dair Halkbank A.Ş.'nin 12.02.2014 tarihli banka yazışma kayıtları dosyada mevcuttur.
4. Halk Bankası A.Ş.'nin 21.01.2016 tarihli yazı cevabında; 09.11.2014 tarihli alışverişin yapıldığı bilgisayarın IP adresinin 149 **** 125 olduğunun bildirildiği, yapılan sorgulamada IP adresinin Birleşik Krallık ülkesine ait olduğu tespit edilmiştir.
5. Sanık savunmasında; ... isimli firmayı işlettiğini ve firmanın toptan cep telefonu alım satım işi yaptığını, suça konu işlemin sistemlerine dışarıdan müdahale ile gerçekleştirilmiş olabileceğini ve atılı suçu işlemediğini beyan etmiştir.
6. 23.10.2015 tarihli PTT tahsilat makbuzuna göre; sanık kovuşturma aşamasında şikayetçinin zararını gidermiştir.
A. Sanık müdafiinin (1,2 ve 3) nolu temyiz sebepleri yönünden;
Sanık her ne kadar şirketinin internet ortamındaki adresine dışarıdan müdahale suretiyle bu işlemin gerçekleştirildiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, sanığın oluşturduğu sahte internet siteleri vasıtasıyla trafik cezası ödemesini yapmak isteyen mağdurun iradesini fesada uğratmak suretiyle sahibi olduğu ... firmasından alışveriş yapmalarını sağlayarak haksız menfaat elde ettiğinin Halk Bankası A.Ş.'nin yazı cevapları ve IP adresiyle tespit edildiği, UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, dava konusu olayla benzer şekilde sahte oluşturulan elektrik faturası ödeme siteleri üzerinden mağdurların kredi kartlarından çekim işlemleri yapıldığı bu bağlamda sanığın eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla Mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiş ve sanığın 1,2 ve 3 nolu temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık müdafiinin (4) nolu temyiz sebebi yönünden;
Mahkemece sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının dosya kapsamı ile uyumlu, yasal ve yeterli şekilde gerekçelendirildiğinden sanık müdafiinin bu husustaki temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
C. Re'sen gözetilecek diğer temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.03.2016 tarihli kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.