Mahkumiyet

Sanığa resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün sanığın temyizi üzerine yapılan incelemesinde, sanık ...'nın suç tarihinde kullandığı sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı yönünden ayrı ayrı ceza tayini gerekirken TCK'nin 204/1,43. maddeleri gereğince bir kez hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
1)Somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, ......'a ait nüfus cüzdanındaki kimlik bilgileri üzerinde ve ...'e ait sürücü belgesinde herhangi bir kazıntı ya da silinti yapmadan belgelerdeki orijinal fotoğraf yerine kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle tahrifat yaptığı belgeleri bulundurmaktan ibaret eyleminde, belgede gerçekleştirilen sahteciliğin aldatıcılık niteliğini taşıması halinde fiilin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı; ancak heyetçe dosya içerisinde bulunan nüfus cüzdanının ve sürücü belgesinin gözleminde belgelerin ön yüzünde soğuk mühür izinin bulunmadığının ve fotoğrafın sonradan yapıştırılmış olduğunun belirtilmiş olması karşısında; Nüfus Hizmetleri Kanununun uygulanmasına ilişkin Yönetmelik’in 130. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ‘‘soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanır.’’ hükmüne uygun şekilde fotoğraf üzerindeki soğuk damga izi bulunmayan nüfus cüzdanının bu hali ile aldatıcılık niteliği bulunmayacağından, TCK'nin 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun da yasal unsurlarının somut olayda oluşmayacağı gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
2)Kabule göre de;
a) Mükerrir olan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazda duraksamaya, karışıklığa neden olacak ve infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, 5275 sayılı Yasanın 108. maddesine göre koşullu salıverme süresine eklenecek süre ile denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.