"İçtihat Metni"
Hüküm
2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümle, 74/2. cümle, TCK’nın 62,51/1-3-7-8,53. maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
T.C.
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin ve uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasının c bendindeki hak yoksunluklarının kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulanamayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
20.02.2014 günü saat 13.45 sıralarında devriye görevini ifa ettiği sırada yol kenarında park halinde bulunan araçtan şüphelenen jandarmanın çevreyi kontrol etmesi sonucunda sanık ve temyiz dışı diğer sanıkların bulunduğu yerde yaklaşık 70-80 cm derinliğinde kazı çukurunun tespit edildiği ve yaklaşık 10 metre ilerisinde ağaçların altına saklanmış vaziyette birer adet kazma ve küreğin ele geçirildiği, dosya kapsamında bulunan fotoğraflardan çukurun içindeki ve etrafındaki toprağın taze olduğunun anlaşıldığı, sanık ve temyiz dışı diğer sanıkların çelişkili beyanlarda bulundukları, tanık ...’nun aşamalarda değişiklik göstermeyen anlatımlarında sanık ...’in olay günü yanında arkadaşlarıyla birlikte köye geldiğini, kendisine kazı yapmaya geldiklerini söylediğini belirttiği dikkate alınarak sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kazı yapılan yerin sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli başka bir yer olmaması nedeniyle indirim yapıldığı sırada dayanak Kanun maddesinin 2863 sayılı Kanunun 74/1-2.cümle yerine yanlışlıkla aynı Kanunun 74/2. maddesi olarak belirtilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “74/2” ibaresinin çıkarılarak yerine “74/1-2. cümle” ibaresini eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin ve uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasının c bendindeki hak yoksunluklarının kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulanamayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
20.02.2014 günü saat 13.45 sıralarında devriye görevini ifa ettiği sırada yol kenarında park halinde bulunan araçtan şüphelenen jandarmanın çevreyi kontrol etmesi sonucunda sanık ve temyiz dışı diğer sanıkların bulunduğu yerde yaklaşık 70-80 cm derinliğinde kazı çukurunun tespit edildiği ve yaklaşık 10 metre ilerisinde ağaçların altına saklanmış vaziyette birer adet kazma ve küreğin ele geçirildiği, dosya kapsamında bulunan fotoğraflardan çukurun içindeki ve etrafındaki toprağın taze olduğunun anlaşıldığı, sanık ve temyiz dışı diğer sanıkların çelişkili beyanlarda bulundukları, tanık ...’nun aşamalarda değişiklik göstermeyen anlatımlarında sanık ...’in olay günü yanında arkadaşlarıyla birlikte köye geldiğini, kendisine kazı yapmaya geldiklerini söylediğini belirttiği dikkate alınarak sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kazı yapılan yerin sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli başka bir yer olmaması nedeniyle indirim yapıldığı sırada dayanak Kanun maddesinin 2863 sayılı Kanunun 74/1-2.cümle yerine yanlışlıkla aynı Kanunun 74/2. maddesi olarak belirtilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “74/2” ibaresinin çıkarılarak yerine “74/1-2. cümle” ibaresini eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.