Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların itiraz kanun yoluna tabi oldukları anlaşılmıştır.
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini
gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve anılan Kanun'un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince incelenerek yerine getirildiği anlaşılmakla, dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümlerinin Temyizi Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun (5015 sayılı Kanun) ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suçun işlendiği 28.01.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve ele geçen eşyanın bizatihi suç oluşturması sebebiyle müsaderesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

İddianameyle hakkında dava açılıp kovuşturması yapılan sanık Turgut Kurban hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve sanıklar müdafiinin itirazının gereği mahallinde itiraz merciince incelenerek yerine getirildiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B.Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/345 Esas, 2021/82 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası
gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın ve suçta kullanılan aparatların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazineye irad kaydına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle, 14.12.2023 tarihinde karar verilmiştir.