SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli

HÜKÜMLER: Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

I. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2-4. maddesinde düzenlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun gerektirdiği cezanın üst sınırına göre; 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını en son kesen işlem olan 17.11.2015 tarihli sorgu tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,

II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1. 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,

2.Sanığın, katılan tarafından işten çıkarıldıktan sonra ertesi ..., kendinde bulunan ve iade etmediği anahtarla girdiği işyerindeki tül perde toplarını ve senetleri alıp götürdüğünün iddia edilmiş olmasına göre; sanığın işyerinin ortağı olduğu, tül perdelerin parasını da kendisinin ödediğini savunması karşısında, bu hususun araştırılıp açıklığa kavuşturulması, işyerinde başka çalışanlar varsa onların ve iş yeri komşularının ifadelerine başvurularak sanığın ortak ya da işçi olup olmadığının, bu kapsamda bir alacağı olup olmadığının netleştirilmesi, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 144/1-b maddesi kapsamında kalmadığının tespiti hâlinde, aynı Kanun'un 142/2-h-d maddesi kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik araştırma ile beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.