TCK'nın 157/1,62,52/2-4,53/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, mağdurun işletmekte olduğu markete giderek deterjan almak için 200 TL para verdiği ve deterjan ile birlikte 180 TL para üstünü aldığı, bir süre sonra sanığın deterjanı almaktan vazgeçtiğini söyleyerek verdiği 200 TL parayı geri istediği ancak mağdura sadece 50 TL para üstü verdiği, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemiz tarafından, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü hakkında uzlaştırma işlemlerinin yapılması amacıyla bozma kararı verildiği, bunun üzerine mahkeme tarafından dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırma bürosu tarafından UYAP sisteminde bir başka mahkemede sanık hakkında mevcut olan yakalama kararı nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılmayacağından bahisle evrakın işlemsiz olarak iade edildiği, dosyanın incelenmesinde mağdurun 17/05/2011 tarihli ifadesinde, zararın karşılandığını ve şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, usulüne uygun şekilde uzlaştırma işlemi yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.