MAHKEMESİ: TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2013 tarih ve 2011/621-2013/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurtdışından Türkiye'ye getirdiği malzemelerin davalı tarafından 485 EURO bedelle taşınması konusunda yanlar arasında elektronik posta ile mutabakat sağlandığını, davalının malzemeleri 18 ya da 19 Mayıs 2011 tarihinde teslim etmesi gerektiğini, davalının 3 palet malzemeden 2 palet malzemeyi 30 Mayıs 2011 tarihinde teslim edebildiğini, içinde 82 kg ısıtıcılar ve 4 parça Diabox 107 enstrüman kutuları ve ısıtıcı plakalar bulunan 3. paleti teslim edemediğini, müvekkilinin teslim edilemeyen malzemeyi yeniden almak durumunda kaldığını, davalının 3. paletin sonradan bulunduğunu bildirmesine rağmen yine de teslim edemediğini, teslim edilmeyen malzemenin ederinin 2.155,40 EURO olduğunu iddia ederek 2.155,40 EURO'nun 17.6.2011 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; müvekkili şirketin taşımanın orgonizasyonunu yaptığını, taşımayı dava dışı Schenker Arkas Nakliyat ve Ticaret A....nin gerçekleştirdiğini, husumetin bu şirkete yönlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya verdiği 2 haftalık sürenin tahmini olduğunu, ... madde 19'a uygun olarak malların tahmini transit süresi içinde davalıya teslim edildiğini, kaybolan paletteki malzemenin yeniden siparişi üzerine müvekkilince havayolu ile derhal taşınarak 6.6.2011'de davacıya teslim edildiğini, kaybolan paletin de sonradan bulunarak davacıya bildirildiğini, davacının bulunan malzemeyi teslim almayarak veya satıcıya iade etmeyerek zarara kendisinin sebebiyet verdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumlu olacağı varsayılsa dahi bunun 323,20 EURO ile sınırlı olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, karşı dava olarak da 323,20 EURO taşıma ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, iki kap malzemenin geç teslim edildiği, bir kap malzemenin ise teslim edilemediği, davacının gecikmeden kaynaklanan 115,43 EURO zararı bulunduğu, teslim edilmeyen 1 palet emtianın kayıp olarak kabulü gerektiği, davacının kayıp bedeli olarak SDR 663,06 talep etmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle asıl dava bakımından davanın kısmen kabulü ile davacının gecikmeden doğan 115,43 EURO zararı ile teslim edilmeyen 1 palet emtiadan kaynaklanan 663,06 SDR karşılığı 739,83 EURO zararı olmak üzere toplam 855,26 EURO alacağının 17.06.2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine, karşılık dava bakımından ise davanın kabulü ile 323,20 EURO'nun davacı-karşı davalıdan alınırak davalı-karşı davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece 2 kap eşyanın geç teslim edildiği kabul edilerek taşıma bedeli, süreye bölünmüş, günlük taşıma ücreti 5'le çarpılarak gecikme tazminatı hesaplanmış ve bulunan miktara hükmedilmiştir. ..., 19. maddesine göre "Yük kararlaştırılan zaman limiti içinde teslim edilmemiş ise veya kararlaştırılmış zaman limiti olmadığı halde, taşımanın normal süresi ve özellikle parçalı yüklerde tüm yükü bir araya getirmek için gerekli zaman gayretli bir taşımacıya, gerekli zamanı geçiyorsa teslimde gecikme var demektir." hükmünü amirdir. Somut olayda gecikmenin gerçekleştiği sabittir. Yine .... 23/5. maddesinde, "Gecikme halinde hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa, taşımacı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder." hükmüne yer verilmiştir. Gecikme dolayısıyla zararın meydana gelmesi için taşıyıcının ... hükümleri gereğince taşıma süresinin aşılmasının yani gecikmenin yanı sıra bu gecikmeden dolayı bir zararın da doğmuş olması gerekir. Sadece gecikilmiş olması tazminat talep etmek için yeterli değildir. Burada anlatılmak istenen, taşıyıcıya karşı dava açan kişinin müsbet zararlarıdır. (... Karayolu İle Milletlerarası Eşya Taşıması Ve .... Sahife.143) Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında zararın ne olduğu tartışılmamış, sadece geciken günlerin orantısı alınarak hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Mahkemece teslim edilmeyen 1 palet eşyanın kayıp olduğu kabul edilmiş, buna göre hüküm tesis edilmiştir. ... kapsamında yapılan taşımalarda meydana gelen kayıp ve hasarlarda taşıyıcı kural olarak anlaşmanın 23 ve 25. maddeleri uyarınca belirlenen esaslar çerçevesinde sorumludur. Anılan maddeler uyarınca taşıyıcının sorumluluğu sınırsız olmayıp, ödemekle yükümlü olacağı tazminat kayıp veya tam ziya halinde eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşamayacak olup, eksik brüt ağırlığa göre yapılacak bu hesaplama sonucu bulunan miktar ile taşıma nedeniyle yapılan diğer masraflar toplamı taşıyıcının azami olarak sorumlu tutulabileceği tazminat miktarını oluşturacaktır. Buna göre, ...’de temel ilke taşıyıcının gerçek zararı aşmamak üzere sınırlı sorumlu olması olup, meydana gelen gerçek zararın anılan maddelerde belirlenen sınırlı sorumluluk miktarını aşması halinde taşıyıcı, anlaşma uyarınca sınırlı sorumluluk miktarı kadar sorumlu olacaktır. Taşıyıcının sorumluluğunun bu şekilde sınırlandırılmış olmasına rağmen anlaşmada düzenlenen istisnai durumlarda bu ilke uygulanmayacaktır. Bu durumlar, 24. maddede düzenlenen belli bir ücret karşılığında sevk mektubuna sınırı geçen bir değerin beyan edilmesi ile 29. maddede düzenlenen hasarın taşıyıcının kötü hareketinden veya isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan kaynaklanması halinde taşıyıcı sorumluluğu kaldıran, sınırlayan hükümlerden yararlanamayacaktır. Anılan maddeler uyarınca somut olay değerlendirildiğinde taşıyıcının sınırlı sorumluluk halini kaldıran istisnai durumların somut olayda bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, taşıyıcının sorumluluğunun anlaşmada öngörülen sınırlı sorumluluk esaslarına göre tespiti gerektiğinden mahkemece, davalı taşıyıcının sorumlu olacağı azami miktarın anlaşmanın 23 ve 25. maddeleri uyarınca hesaplattırılarak meydana gelen gerçek zararın bu maddeler uyarınca hesaplanan azami sorumluluk miktarını geçmesi halinde taşıyıcının gerçek zarar miktarı ile değil, anlaşma uyarınca ödemekle yükümlü olduğu azami miktarla sınırlı olarak sorumluluğuna hükmedilmesi, gerçek zarar miktarının anılan maddeler uyarınca hesaplanacak azami sınırın altında kalması halinde ise gerçek zarar miktarı ile sorumlu tutulması gerekir. Bu durumda mahkemece ısıtıcılar konusunda uzman bir bilirkişinin de içerisinde bulunduğu bir bilirkişi heyetinden yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda rapor alınması, ayrıca kaybolan paletin bulunduğu hususu davacıya bildirilmesine rağmen eşyanın getirilmesi için bir girişimde bulunulmamış olmasının da müterafik kusur teşkil edip etmediği üzerinde durularak neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
4- Karşı dava yönünden karşı davalı-davacı vekilinin temyizine gelince; karşı davada navlun talep edilmiş, mahkemece dava kabul edilerek 323,20 EURO=808,45 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. HUMK'nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre, hüküm tarihi itibariyle miktar ve değeri 1.822.00 TL'yı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Temyiz istemine konu edilen miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından davacı karşı davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle kararın davacı yararına, (3) numaralı bentte gösterilen nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte gösterilen nedenlerle karşı davalı ... Ltd. Şti'nin temyiz isteminin reddine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.