Mahkûmiyet, hak yoksunlukları, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2015 tarihli ve 2014/249 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına, dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

A. Sanık ...'ın Temyiz İstemi
İşyerinde ele geçirilen sigaraların satışını yapmadığına, hakkında verilen mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.

B. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın kaçak sigaraları bulundurduğu ve satışını yaptığı yerin işyeri olması hususu dikkate alındığında sanığın 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen meslek ve sanatın sağladığı kolaylıklardan yararlanmak suretiyle suçu işlediği gerekçesiyle cezasında artırım yapılması gerektiğinden usul ve yasaya aykırı kararın bu nedenle bozulması talebine ilişkindir.

1. Sanığın işlettiği Belkıs Ciğer ve Kebap salonu isimli iş yerinde Nizip 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2014/212 Değişik İş sayılı kararı uyarınca yapılan aramada, 16 paket ve açık vaziyette 11 adet gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.

2. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Eşyaların gümrüklenmiş değerinin 106,50 TL olduğu anlaşılmıştır.

3. Sanığın savunmasında işyerinde ele geçirilen sigaraları içmek için bulundurduğunu kimseye satmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.

Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari mahiyette olan kaçak sigaraların ele geçirilmiş olması, sanık savunmasında atılı suçu inkar etse de tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere işyerinde gümrük kaçağı sigara satıldığı yapılan arama sonucu tespit edilmiş olup sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında eylemin sübuta erdiği belirlenmekle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;

1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları kapsamında bulunduğu,

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar

lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine eklenen ikinci fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545,7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin 2 nci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.

2. Dava konusu kaçak eşyanın müsaderesi sırasında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihi ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde (1), (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2015 tarihli ve 2014/249 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.12.2023 tarihinde karar verildi.