Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2008 tarih ve 2008/5348 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davasının açıldığı, Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2009 tarih, 2008/309 Esas ve 2009/239 Karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı verildiği, Çorum Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2012 tarih, 2009/173 Esas, 2012/98 sayılı kararıyla sanık hakkında mağdur ...'e yönelik eylem sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara o yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan mağdur vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2016 tarih ve 2016/203 değişik iş numaralı kararıyla itirazın kabulüne karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırıldığı ve gerçekleştirilen yargılama sonucunda Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarih, 2016/105 Esas ve 2016/134 karar sayılı kararıyla sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanunun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği anlaşılmıştır.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Özetle, Mahkemece kurulan hükmün hukuka aykırı olması sebebiyle sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz Sebebi
Özetle, kararın hukuka aykırı olması sebebiyle bozulması gerektiğine ilişkindir.

Mahkemece; ''Mağdurlar ... ve ... ...'un 17.07.2008 günü saat 21: 00 sıralarında bisikletle eve döndükleri sırada yol üzerinde bulunan bir caminin tuvaletine girdikleri, tuvaletten çıktıkları sırada sanık ...'la karşılaştıkları ve tekrar bisiklete binerek yola devam ettikleri, caminin alt tarafındaki sokağa girdiklerinde bisikletin tekerinden ses gelmesi üzerine durup tekeri kontrol ettikleri sırada sanığın, mağdurların yanına gelerek sigarasını yakmak için ateş istediği ve mağdurlarla sohbet etmeye başladığı, sanığın sorduğu sorulara mağdurların kısa cevaplar vererek geçiştirmeye çalıştıkları, ancak sanığın mağdurların yanından ayrılmadığı, daha sonra mağdur ...'e hitaben 'senin ne güzel gözlerin var, mavişim, boncuğum' dedikten sonra omuzlarından tutup kendisine çekerek yanaklarından öptüğü, 'gel bir de gıdığından öpeyim' dediği sırada mağdurun geri çekilmek istediği, ancak omuzundan tutup tekrar çektiği ve boynundan da yalayarak öptüğü, bu sırada yan tarafta duran ... ...'a 'kıskanma güzelim, gel seni de öpeyim' diyerek mağdur ...'ın da omuzlarından tutarak yanaklarından ve boynundan öptüğü, mağdurların korkarak bisiklete binip olay yerinden hızla uzaklaştıkları, bir sonraki gün mağdur ...'in yine aynı saatlerde aynı yerden geçtiği sırada sanıkla karşılaştığı ve 'iyi akşamlar' diyerek yoluna devam ettiği, kısa bir süre sonra mağdurun, yürüdüğü yolun karşı tarafından sanığın kendisine doğru geldiğini görmesi üzerine koşarak kahvehaneye gittiği ve durumu kahvehanede bulunan akrabası ...'a anlattığı, ...'in de arkadaşları ile birlikte mağdurun göstermesi üzerine sanığı yakaladığı ve polise teslim ettikleri, mağdurlardan ... ...'un olay tarihinde 15 yaşından küçük olduğu, diğer mağdur ...'in ise 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olduğu, ATK 6. İhtisas Kurulunun 24.08.2011 tarihli raporlarında, olay nedeniyle mağdurların ruh sağlığının etkilendiği, ancak söz konusu olayın mağdurların ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olmadığının belirtildiği, sanığın olayımızda mağduru tehdit etmediği ve mağdura karşı hile kullanmadığı, ancak mağdurun sanığın davranışlarından rahatsız olduğu ve eylemine rıza da göstermediği, zira uyku halinde ya da sarhoş haldeki birisine yönelik eylemde cebir, hile veya tehdit kullanılmasa dahi geçerli bir rızadan bahsedilemeyeceği, olayımızda sanığın mağduru omuzlarından tutmak suretiyle kendisine çektikten sonra eylemini gerçekleştirmesi, mağdurun eyleme rıza göstermemesi ve rıza gösterdiğine dair hal ve tavırlarının bulunmaması karşısında sanığın eyleminin TCK'nın 103/1-b maddesi yollamasıyla TCK'nın 103/1.maddesindeki basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu, zira 6545 sayılı yasa ile yapılan değişiklik sonrasında yapılan değerlendirmede sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyini aştığı anlaşılmakla,'' şeklindeki gerekçe ile hüküm kurduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın olay günü sanığın katılan mağdurun omuzlarından tutup kendisine çekerek yanaklarından ve boynundan yalayarak öpmek şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve Mahkemece sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi sebebiyle nihai ceza miktarının değişmediği, bu nedenle Kanun değişikliğinin lehe veya aleyhe sonuç doğurmayacağı gözetildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarih, 2016/105 Esas ve 2016/134 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.12.2023 tarihinde karar verildi.