SUÇTAN ZARAR GÖREN: Adalet Bakanlığı

Mahkûmiyet

Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören Adalet Bakanlığının, duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan iade işlemi üzerine Bakanlık vekilinin 15.04.2021 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,

2. Sanığın 09.11.2015 tarihli duruşmada müdafii atanması ve davanın nakli taleplerinde bulunduğu, sanığın esasa ilişkin sorgusu yapılmayarak aynı tarihli ara kararla davanın nakli talebinin reddine ve sanığa müdafii atanmasına karar verildiği, kısa kararın açıklandığı ve sanığın hazır bulunmadığı 08.02.2016 tarihli duruşmada ise barodan atanan sanık müdafiinin beyanı alınarak kısa kararın açıklandığı anlaşılmakla, sanığın, müdafii huzurunda savunması alınmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve suçtan zarar gören Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.