Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.05.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.11.2013 tarihli kararı ile sanığın eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sonuç olarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Sanık hakkında denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulması üzerine Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. İlgili kararın, Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2019/28 Esas ve 2022/540 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik verilen kararın kaldırılması ile sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın sadece eksik ceza tayini nedeni ile hukuka aykırı olduğu, açıklanan hükme yönelik erteleme kararı verilemeyeceğine ilişkindir.
1.Dava konusu olay, sanığın öz oğlu olan mağdurun uyuşturucu bağımlısı olması sebebiyle onun tedavisini sağlamak amacıyla komşusu temyiz dışı sanık ... ile birlikte hareket ederek ...'ın motorsikletini çaldığı yönünde yapılan ihbar üzerine mağdurun 29.09.2011-30.11.2011 tarihleri arasında tutuklanmasına ve hakkında kamu davası açılmasına sebebiyet verdikleri, sanığın bu şekilde öz oğlu mağdura iftira atmak suretiyle özgürlüğünün kısıtlanmasına sebebiyet verdiği iddiasına ilişkindir.
2. İlk Derece Mahkemesince sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
3. İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın alt soyuna karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ve sanığın cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
1.Sanık ...'ın mağdurun annesi olduğu, sanığın uyuşturucu bağımlısı olan mağduru kurtarmak amacıyla hareket ettiği, iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yönelik kastının bulunmadığı anlaşılmakla beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2. Kabule göre de; hükmün açıklanması geri bırakılan kararların kasıtlı bir suç işlenmesi halinde açıklanacağı, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereği açıklanan mahkumiyet kararının ertelenemeyeceği ve seçenek yaptırımlara kısa süreli olması halinde çevrilemeyeceği öngörülmüş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararının ertelenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2019/28 Esas ve 2022/540 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.