İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2020 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, çocuğun cinsel istismarı suçundan aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 03.12.2020 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik karar verilmemiştir.

4. İlgili kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan hüküm yönünden de istinaf yoluna başvurulmuş olmasına rağmen bu hususta karar verilmediği tespit edilerek dava zamanaşımı süresi içerisinde bu suçla ilgili hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 05.07.2022 tarihli ek kararı ile İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun sübutuna ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına yeter somut delil bulunmadığına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre incelemeye konu olay;

1. Sanığın, 8 yaşındaki mağdurun kuzeni ile parkta oynadığı esnada yanına gidip kolundan tutarak birlikte yürümeye zorladığı, mağdurun kuzeninin korkup kaçtığı, sanığın birlikte yürüdükleri esnada "benimle gelmezsen seni öldürürüm" diyerek mağduru tehdit ederek yarım saatlik yürüme mesafesinde çalılık alana götürdüğü, burada mağdura cinsel istismarda bulunup tokat attığı, sanığın cinsel istismar eyleminin ardından mağduru evinin yakınına geri getirip bıraktığı, bu arada korkarak parktan kaçmış olan kuzeninin aileye haber verdiği ve ailenin kayıp ihbarında bulunduğu, mağdurun eve gidince olayı anlattığı ve şikayetçi olunduğuna ilişkindir.

2. Dosya kapsamında sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğu yönünde rapor bulunduğu, olay yerinde mağdur ile sanığın ilk beyanında anlattıklarını doğrular nitelikte deliller elde edildiği, olay yeri civarında yapılan araştırmalar sonucu elde edilen görüntüler hakkında düzenlenen inceleme tutanağında park civarında sanığın görüntülerine ulaşılmış devamında ise sanığın mağdur çocuğu tutup götürerek çalılık alana gittiği tespit edilmiş, mağdurun anal muayene raporunda anüsü çepeçevre saran mor renkli ekimoz izlendiği tespit edilmiş ve sanığın yakalandığı tarihte mağdura ve tanığa foto teşhis işlemi yaptırıldığı, her ikisinin de sanığı kesin ve net olarak teşhis ettikleri anlaşılmıştır.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdur çocuğun olay tarihinde yaşının 8 olduğu, sanığın eylemini işlerken mağdura tokat attığı, kaçmasını engellemek için "benimle gelmezsen seni öldürürüm" şeklinde tehdit ettiği, bu itibarla sanığın üzerine atılı cebir, tehdit, hile kullanarak cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kanaati ile bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, temyizin kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 05.07.2022 tarihli ve 2020/1467 Esas, 2020/1735 Karar sayılı ek kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.