Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ve 2013/262 Esas, 2017/310 Karar sayılı kararıyla asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili; davacı idarenin, dava konusu ......Mah. 380 ada 29 parsel sayılı taşınmazın 18399/43914 hissesinin maliki olduğunu, davalı ... tarafından taşınmazın 11.196,70 m2'lik kısmına yol yapılmak suretiyle ile işgal edildiğini ileri sürerek, asıl davada; taşınmazın işgal edilen kısmı için 01.03.2008 tarihi ile 28.02.2013 tarihi arasındaki dönem için 176.292 TL işgal tazminatının, birleşen davada ise 01.03.2013- 31.06.2014 tarihleri arasında 63.450,00 TL ecrimisilin işgalin başlangıç tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.10.2015 tarihli talep arttırım dilekçesi ile asıl davada talebini 182.929,97 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili; dava konusu .....Mah. 380 ada 29 parsel sayılı 54.843 m2 alanlı taşınmazın, 29.07.2003 tasdik tarihli ve 1/1000 ölçekli Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgeleri Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında, kısmen konut, kısmen yeşil alan, kısmen de yol alanında kalmakta olduğunu, dava konusu parselin içerisindeki yollardan kamunun yararlandığını, işgal edilen alanın kamuya ait olduğundan dolayı açılan davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; Davacı tarafından davalı aleyhine açılan mahkememizin 2013/262 Esasına kayıtlı dava nedeniyle açılan davanın kabulüne; 01.03.2008-28.02.2013 tarihleri arası oluşan toplam 182.929,97 TL (26.000 TL'sine 31.12.2008 tarihinden, 33096,96 TL'sine 31.12.2009 tarihinden, 37336,68 TL'sine 31.12.2010 tarihinden, 37762,32 TL'sine 31.12.2011 tarihinden, 41119,39 TL'sine 31.12.2012 tarihinden, 7614,63 TL'sine 28/02/2013 tarihinden itibaren) nin işgalin dönem sonlarından itibaren yürütülecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2014/385 Esas sayılı dava nedeniyle açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 01.03.2013-30.06.2014 tarihleri arası oluşan toplam 62.134,54 TL (38.073,10 TL'sine 31.12.2013 tarihinden, 24.061,54 TL'sine 31.06.2014 tarihinden itibaren) ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yürütülecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesinin 28.12.2018 tarihli ve 2017/1604 Esas, 2018/1768 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi 1 Hukuk Dairesinin kararı davalı ... vekilince süresinde temyiz edilmiştir.

Dava ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacı, asıl davasında, 01.03.2008 tarihi ile 28.02.2013 tarihi arasındaki dönem için 176.292 TL işgal tazminatı isteminde bulunmuştur. Dava tarihinin ise 13.05.2013 olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ... vekili ise davaya cevap dilekçesinde, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Mahkemece; taleple bağlı kalınarak ve davalı vekilinin zamanaşımı itirazı da dikkate alınarak, dava tarihi olan 13.05.2013 tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisile hükmedilmesi gerekirken (28.02.2013-13.05.2008 tarihleri arasında), davalının zamanaşımı itirazı dikkate alınmadan 01.03.2008-28.02.2013 tarihleri arası oluşan toplam 182.929,97 TL ecrimisile hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.