Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.04.2007 tarihinde davacı ... şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nı (ZMSS) yaptığı araç ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında sigortalı araçta yolcu olan desteğin vefat ettiğini, destekten yoksun kalan eş ve çocuğuna toplam 10.049,00 TL ödeme yapıldığını, sürücünün alkollü olması sebebiyle ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, borçlunun haksız itirazının iptali ile alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davalının aracın işleteni olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin 16.10.2014 tarihli ve 2014/143 Esas, 2014/506 Karar sayılı kararıyla; "...SGK tarafından davalı aleyhine açılan dava dosyası ile 33 UT 289 plaka sayılı aracın olay tarihinden önce bir başkasına devredildiği ve motorsikletin elden ele haricen devrolunarak son olarak ...a geçtiği, olayla ilgili Mut Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2007/585 esas sayılı dosyası ile yürütülen soruşturmada da ...ın aynı plakalı motorsiklet ile kaza yaptığının anlaşılması, yine SGK'nın açtığı davada yapılan kolluk araştırmasında aracın ... tarafından önce Nuri Şan'a sattığının, bu kişinin de aracı ismini tahminen hatırladığı Ahmet Yıldız isimli kişiye sattığının ve son olarak aracı satın alan kişinin de aldığı araçla kaza yaparak vefat ettiği yönündeki araştırma tutanağı da dikkate alınarak davalının KTK 3 maddesi gereğince işleten sayılamayacağı, davalının aracın işleteni olmaması sebebi ile sorumluluğunun da bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 26.02.2020 tarihli ve 2019/4940 Esas, 2020/2208 Karar sayılı ilamı ile "...Somut olayda mahkemece davaya konu motorsiklet elden ele haricen satıldığı, davalının işleten sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysaki davalı, dosya içerisinde bulunan kaza tarihini kapsayan zorunlu trafik sigorta poliçesi örneğine göre sigorta ettiren/sigortalı konumunda olup davacının akidi durumundadır. 2918 sayılı KTK’nın 20/d maddesi uyarınca, tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin noterlerce yapılacağı, anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, haricen satış ile işleten sıfatının devredildiğinin kabulünün mümkün olmadığı belirtilmiştir. Dosya içerisindeki ruhsat örneğine göre davalı kaza tarihi itibariyle aracın kayden maliki durumundadır. Kaldı ki SGK tarafından açılan davada davalı ...’in işleten olarak kabul edildiği karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından 2016/8761 E-2016/11610 sayılı, 22.9.2016 tarihli kararıyla bozmaya uygun olarak onanmıştır. Bu durumda mahkemece davanın esasına girilerek taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak 29.04.2007 tarihinde meydana gelen davaya konu trafik kazasının davalı ...'a ait motorlu bisiklet cinsi araç sürücüsü ...ın kaza sırasında 2,0 promil alkollü olması sonucu meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan ...'in vefat ettiği, kaza nedeniyle ...ın sevk ve idaresindeki motosiklette yolcu konumunda olan dava dışı ...'in yakınlarına davacı ... tarafından toplam 10.049,00 TL ödeme yapıldığı, dosya kapsamındaki deliller, kazanın oluş şekli ve ATK İhtisas Kurulu raporu göz önüne alındığında kazanın oluşumuna alkol dışında etki eden başka bir dış unsurun bulunmadığı, araç sürücüsü ...ın alkollü araç kullanması nedeniyle kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği yönünde Mahkemede kanaat oluştuğu, davacı ... şirketinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartlarının B.4/d hükmü ve Yargıtayın konuya ilişkin yerleşik kararları gereğince sigortalısına rücu hakkının bulunduğu, davacı ... tarafından ödenen hasar bedelinin poliçe teminatı kapsamında olmadığı, aktüer bilirkişiden alınan 23.12.2021 havale tarihli raporda yapılan hesaplamaların somut olaya uygun, tutarlı ve denetime açık olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile Mut İcra Dairesinin 2012/337 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20' si oranında olan 2.190,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, bilirkişinin hesabı ile yetinilemeyeceğini Mahkemece bu indirimlerin oranlarının belirlenmesi gerektiğini, %20 icra inkar tazminatına alacak likit olmadığından hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Zorunlu mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu vefat edenin desteğinden yoksun kalanlara yapılan ödemenin sürücünün alkollü olması sebebiyle araç işletenine rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 ve 95/2 maddeleri, Karayolu Trafik Yönetmeliğinin 97 nci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nu B.4 maddesi (d) bendi.
1. Temyizen incelenen mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Takibe konu alacak, trafik kazasında vefat eden yolcunun desteğinden yoksun kalan eş ve çocuğuna yolcu olduğu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası tarafından ödenen destekten yoksun kalma tazminatının sürücünün alkollü olması sebebiyle işletenden rücuen tahsili talebinden kaynaklanmaktadır. Şu durumda uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden alacak tutarı belirgin (likit) değildir. Bu nedenle uygulama yeri bulunmayan İİK'nın 67/2 nci maddesi gereğince davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de; belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin çıkarılarak yerine “2-Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine” ibaresi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.