Esastan ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen TMK'nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasına dayanan tapu iptali ve tescil davasında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin itirazının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 173 ada 28 parsel sayılı taşınmazın ¼ payının ... oğlu ... mirasçıları adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmaza davacının zilyet bulunduğunu ve kayıt malikinin tapu kütüğünden kim olduklarının anlaşılamadığını ileri sürerek tapu payının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

1. Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ... oğlu ... mirasçıları kayyım vekili davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; pay maliki ... oğlu ... mirasçılarının TMK’nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen bilinmeyen ve gerçekte var olmayan olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1. Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,

2. Yasanın aradığı anlamla malikinin tapu kütüğünden anlaşılamama koşulunun sağlandığını,

3. Malikin belirlenebilir olmadığını,

4. Mahkemenin soyut ve gerekçesiz olarak sonuca gittiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; tapu maliki ... oğlu ... mirasçılarının açık kimlik bilgilerinin bilinmiyor ve tanınmıyor olmasının onların bilinemeyen kişi olduğu anlamına gelmediği gibi tapu kaydına esas belge ve kayıtlarda maliklere ilişkin bilgilere yer verilmesi halinde kayıt maliklerinin bilinen ve yaşamış kişiler olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Uyuşmazlık, TMK’nun 713 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları,

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.