İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2017 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

2. Silivri 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2019 tarihli kararı ile sanıkların hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile davanın yeniden görülerek sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1.Sanık ... müdafinin temyiz istemi, mahkumiyete yeterli delil olmadığına, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, hatalı değerlendirilme yapıldığına yöneliktir.

2. Sanık ... müdafinin temyiz istemi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümleri uygulanmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, katılanın rızasıyla araca bindiğine, mahkumiyete yeterli kesin delil bulunmadığına, kararın gerekçesiz olduğuna yöneliktir.

Dava konusu olay; sanık ...'ın kiracısı olan katılanın apartman sakinleri tarafından sanığa şikayet edilmesi üzerine, sanıkların katılanı konuşmak bahanesi ile araca bindirerek darp edip hürriyetinden yoksun bıraktıkları iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;

Sanıkların üzerilerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
İlk derece Mahkemesince verilen hükmün hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, sanıkların iştirak halinde kişiyi hürriyetinde yoksun kılma suçunu işledikleri kabul edilmiş ve mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

1.Katılanın sanık ...'ın kiracası olduğu, apartman sakinleri tarafından katılanın uygunsuz hareketlerde bulunduğu şikayeti üzerine sanık ...'ın katılandan evini boşlatmasını istediği, katılan tarafından evin bırakılmaması üzerine sanıkların katılanı araçlarına konuşma bahanesi ile aldıkları, darp ettikleri ve katılanın aracın durması üzerine atlayarak kaçtığı anlaşılmıştır.

2. Katılan ifadesi, sanıklar savunması ile tüm dava dosyası kapsamından, sanıkların hile ile katılanı araçlarına bindirerek üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair Bölge Adliye Mahkemesinin yeterli gerekçe ile verdiği mahkumiyet kararında isabetsizlik görülmemiş olup, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarih, 2019/2982 E. sayılı kararında sanık ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.