Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili; 08.05.2006 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacı ...'nın sürücüsü, diğer davacıların yolcu olduğu araca çarparak davacıların yaralanmalarına neden olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 100,00 TL maddi ve 12.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 300,00 TL maddi, 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında davacı ... yönünden maddi tazminat talebini 2.059,20 TL olarak ıslah etmiş; son duruşmada maddi tazminat taleplerinin yalnızca davacı ... yönünden olduğunu beyan etmiştir.

Davalı ...Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalının kusuru mevcut olmadığından manevi tazminattan sorumlu tutulamayacağını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, maddi tazminat isteminin yerinde olmadığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...Şirketine ait aracın karayolları zorunlu trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacıların rücuya tabi ödeme alıp almadıklarının sorulması gerektiğini, manevi tazminatın poliçe kapsamı dışında kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının olayda asli kusurlu olmadığını, trafik kazası tespit tutanağının kazanın oluşumuna aykırı, eksik ve noksan düzenlendiğini, davacılardan ...'un idaresindeki aracın aşırı süratli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin 30.12.2014 tarihli ve 2006/467 Esas 2014/735 Karar sayılı ilamıyla, davanın kısmen kabulü ile davacılar ... ve ...'un maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ...'nun maddi tazminat talebinin kabulü ile 2.059,20 TL alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketinin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu tutulmasına, her bir davacı için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...Uluslararası Nakliyat Turizm Ltd. Şti'den tahsiline karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ...Uluslararası Nak. Tur. Oto Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 12.03.2018 tarihli ve 2015/8285 Esas, 2018/2230 Karar sayılı ilamıyla; davacılar vekilinin tüm, davalı ...Uluslararası Nak. Tur. Oto. Tic. Ltd. Şti vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek hükmedilen manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu, hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.11.2020 tarih ve 2019/1809 Esas, 2020/6381 Karar sayılı ilamıyla; davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davacılar ... ve ...'un maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ...'nun maddi tazminat talebinin kabulü ile 2.059,20 TL alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketinin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu tutulmasına, her bir davacı için 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...Uluslararası Nakliyat Turizm Ltd. Şti'den tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili; hükmedilen manevi tazminatın az olduğu, her bir davacının durumu ayrı ayrı gözetilmek suretiyle hüküm tesisi gerektiği, maddi tazminatın eksik hesaplandığı, hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğu, belirlenen vekalet ücretlerinin yüksek olduğunu ileri sürerek ve re'sen ele alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, davalı ...Uluslararası Nak. Tur. Oto Tic. Ltd. Şti.'nin işleteni olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araçla davacı ...'nın sevk ve idaresindeki aracın karıştığı 08.05.2006 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücü ve yolcuların uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47 nci maddeleri.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.