Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, bilirkişi incelemesinin usulüne uygun olarak yapılmadığına, sanığa zararın usulüne uygun olarak bildirilmediğine ve sanığın beraati gerektiğine ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, şüphe üzerine durdurulan ve sanığın sürücülüğünü yaptığı araçta Batman 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/1466 Değişik İş sayılı arama kararı ile yapılan aramada, aracın torpido gözünde 3 adet cep telefonu, aracın arka koltukları ve bagajında koli ve paketler halinde 16.730 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalarda, amacının sigaraları satmak olduğunu, kaçak sigara satmanın suç teşkil edeceğini bilmediğini, gümrüklenmiş değerin iki katını ve gümrük vergileri toplamını ödeyecek maddi gücünün olmadığını beyan etmiştir.

Sanığın sevk ve idaresindeki araçta 16.730 paket kaçak sigara ele geçirilmesi, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin uygulanması sonucu 2 yıl 7 ay 20 gün hapis ve 17.660 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ancak sanığın kazanılmış hakkı gereği neticeten 2 yıl 7 ay 20 gün hapis ve 10.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Sanığın gümrüklenmiş değerin iki katını ve gümrük vergileri toplamını ödeyecek maddi gücünün olmadığını beyan etmesi karşısında tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suç konusu kaçak sigaraların tamamı hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken numune olarak alınan sigaraların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün; suça konu kaçak sigaraların müsaderesine ilişkin (3) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Suç konusu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine" bendinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

22.02.2024 tarihinde karar verildi.