Mahkûmiyet

Şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanığın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, aramanın hukuka aykırı olduğuna ve beraati gerektiğine ilişkindir.

A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, ... vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk tarafından yapılan istihbari çalışmalarda sanığın kaçak sigara getireceği bilgisinin alınması üzerine 03.11.2013 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki aracın durdurulduğu, aracın camlarından bakıldığında araçta yüklü olan şeylerin üzerinin bez parçasıyla örtülü olduğunun görüldüğü, ancak bez parçasının bir kısmının açık olduğu ve buradan sigaraların görülmesi üzerine yapılan sayımda 6850 paket kaçak sigara tespit edildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalarda, suça konu sigaraları satmak için aldığını, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ödeyecek maddi gücü olmadığını beyan etmiştir.
Ancak;

1-Suça konu kaçak sigaraların sanığa ek savunma hakkı verilerek müsaderesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 09.04.2014 olduğu,
Sanık hakkında Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2020/654 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 27.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 29.11.2013 olduğu, anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy
birliğiyle REDDİNE,

B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.