SUÇLAR: Yağma ve nitelikli yağmaya teşebbüs

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2017 tarihli ve 2017/5315 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında katılan ...'ya yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 35 inci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca, katılan ...'a yönelik yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2.Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin,12.03.2019 tarihli ve 2017/489 Esas, 2019/134 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında;

A. Katılan ...'ya yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 35 inci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

B. Katılan ...'a yönelik yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

Karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2020/1027 Esas ve 2020/1183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun "Sanığın katılan ...'a yönelik 08.12.2017 tarihli fiilinde; olay tarihi itibari ile güneşin doğuş saatinin 08.23 olduğu, Türk Ceza Kanunu'nun 6/1-e madde ve fıkrası uyarınca gece vaktinin 07.23 itibari ile sona ereceği, katılanın beyanına göre de olayın saat 06.30-06.40 sıralarında olması nedeniyle olayın gece vakti sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştirilmiş olduğunun kabulü ile sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 149 uncu maddesinin (h) bendi uyarınca da değerlendirme yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalı olmuş ise de; aleyhe istinaf başvurusu olmadığından değerlendirme dışı tutulmuştur." eleştirisi ile 5271 sayılı sayılı Kanun'un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1.Hükümlerin gerekçesiz olduğuna ve eksik inceleme ile karar verilmiş olduğuna,

2.Yağma suçlarının maddi ve manevi unsurlarının oluşmamış olduğuna,

3.Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın atılı suçların işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,

4.Katılan ...'nin adli raporunun olaydam 3 (üç) gün sonra alınması sebebiyle hükme esas alınmayacağına,

5.Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmak, teşebbüs nedeniyle alt hadden indirim oranı belirlenmemek ve takdiri indirim nedenleri uygulanmamak suretiyle belirlenen cezaların usul ve yasaya aykırı olduğuna,

6.Suç vasfının tayini bakımından kasten yaralama ve tehdit suçlarının değerlendirilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.08.12.2017 tarihinde saat 06.30 sıralarında sanığın katılan ...'in önünü keserek boğazından tutarak "Seni öldürürüm, bana 500,00 TL para vereceksin." demek suretiyle katılanın cebine elini sokarak zorla 150,00 TL parayı aldığı, aynı gün olaydan kısa bir süre sonra katılan evine doğru gittiği sırada yanına gelen sanığın "500,00 TL vereceksin yoksa seni rahat bırakmam yolunu keserim, döverim, bıçaklarım." demek suretiyle tehdit ettiği, 01.12.2017 tarihinde ise saat 16.30 sıralarında katılan ... Ali'nin yanına gelerek "Bana 200,00 TL para vereceksin." dediği katılanın sanıktan korkarak yakın bir iş yerine kaçtığı, sanığın peşinden iş yerine girerek, katılana "Demek bana para vermeyeceksin" demek suretiyle darp ettiği, katılanın cüzdanını cebinden zorla almaya çalıştığı, iş yerinde bulunan bir kazmayı alarak katılana saldırdığı ancak iş yeri sahibi tanık M.B.'nin araya girmesi sonrasında parayı almadan olay yerinden uzaklaştığı sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2.Katılanların aşamalarda tutarlı beyanlarda bulundukları görülmüştür.

3.Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.

4.Tanıklar F.E., M.B., N.K.'nın katılanların beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları dava dosyasında mevcuttur.

5.Dosya içerisinde bulunan 08.12.2017 ve 04.12.2017 tarihli tarihli katılanlara ait adli muayene raporuna göre, katılanların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları görülmüştür..

6.Dosya içerisinde 10.12.2017 tarihli Araştırma Tutanakları ve 11.12.2017 tarihli Olay ve Yakalama Tutanakları mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

A.Gerekçeli karar başlığında, 01.12.2017-08.12.2017 olan suç tarihinin 01.12.2017-04.12.2017 olarak gösterilmiş olması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.

B. 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında değerlendirilmesi olanaklı görülmüştür.

C. Katılanın özde değişmeyen ve tutarlı beyanları, sanığın tevil yollu ikrar içeren savunmaları, adli rapor form içerikleri, tanık beyanları, kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak içerikleri ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın eylemlerinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, sanık müdafiince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından, usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.06.2020 tarihli, 2020/1027 Esas ve 2020/1183 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.02.2024 tarihinde karar verildi.