Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Serik Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2014 tarihli kararı ile sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2014 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.01.2022 tarihli ve 2019/5275 Esas, 2022/1202 Karar sayılı kararı ile "... 1- Sanığın ve tanıkların aşamalarda değişmeyen beyanlarına göre, mağdurun işyerinden hırsızlık yaptığı şüphesiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında, TCK'nın 29.maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışmasız bırakılması, 2- 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesine göre "failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri" gibi hususlar gözönünde bulundurularak hakkında takdiri indirim uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın savunma hakkı kapsamında kalan suçu inkarı gibi yasal ve yeterli olmayan gerekçeye dayanılarak TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,.." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (f) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi uyarınca neticeden 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanık hakkında suçu işlediği yönünde yeterli delil olmaması gerekçesiyle beraatine karar verilmesi gerektiğine; kabule göre de haksız tahrik indiriminin üst sınırdan uygulanması gerektiğine ilişkindir.
1.Dava konusu olay, sanığın suç tarihinde işyerinde yapılan hırsızlık olayı ile ilgili olarak suçladığı mağdurun çalıştığı iş yerine gidip mağduru aracına bindirmek, bir araziye götürüp darp etmek suretiyle mağduru hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur hakkında suç tarihinde alınmış darp raporu dosya içerisinde mevcut olup, rapordaki bulgular mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki anlatımlarıyla tutarlılık göstermektedir.
3. Tanıklar Ahmet ve Adem'in sanığın mağdura vurduğunu ve onu zorla araca bindirdiğini kabul etmemekle birlikte mağdurun sanığın aracıyla götürüldüğünü beyan ettikleri anlaşılmıştır.
4. Sanık ve tanıklar mağdurun, sanığın işyerinden hırsızlık yaptığını kabul ettiğini beyan etmişlerdir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Olay ve olgular bölümünde belirtilen mağdur beyanları, mağdur hakkında suç tarihinde tanzim edilmiş olan adli muayene raporu, tanıkların suç tarihinde sanığın mağduru aracıyla götürdüğüne dair beyanları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2022/121 Esas, 2022/135 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.