Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.05.2019 tarihinde sanık müdafinin yüzüne karşı verilen kararına yönelik sanık müdafi tarafından 15.05.2019 tarihinde temyiz sebeplerini içermeyen süre tutum dilekçesi verildiği, gerekçeli kararın sanık müdafiine 11.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği halde sanık müdafinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen yasal süresi içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı görülmüş ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasında veya sanık müdafine gerekçeli kararının tebliğine ilişkin mazbatada 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 295 inci maddesinde düzenlenen yedi günlük hak düşürücü süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2018 tarihli ve 2018/81 Esas, 2018/192 sayılı Kararı ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2018/3978 Esas, 2019/743 sayılı Kararı ile duruşmalı yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü ve 62 inci maddesi uyarınca sanığın hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine kararı verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.12.2021 tarihli ve hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz istemi kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bozulması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince terör örgütü propagandası yapmak suçundan sanık hakkında suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında hapis cezasına hükmedilerek hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
1.Sanığa ait olduğu tespit edilen sosyal medya paylaşımının terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini öven, meşru gösteren ya da bu yöntemlere başvurulmasını teşvik eden nitelikte olmadığının anlaşılması karşısında terör örgütü propagandası yapmak suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, bahse konu paylaşımın Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/9-69-99 sayılı ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.06.2002 tarih 5079-6668 sayılı Kararlarında da işaret olunduğu üzere kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde 5237 sayılı Kanun'un 215 nci maddesinde düzenlenen suçu ve suçluyu övme suçunu oluşturma ihtimalinin bulunduğu, bu husustaki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu da nazara alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 215 nci maddesinde tanımlanan suçu ve suçluyu övme suçunun unsurlarının ve cezalandırılma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde terör örgütü propagandası yapmak suçundan mahkumiyetine karar verilmesi
2.Kabul ve uygulamaya göre de,
Sanığa ait olduğu tespit edilen sosyal medya hesabında paylaşım tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeden, Bölge Adliye Mahkemesi
gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “09.10.2015” yerine “19.02.2018" olarak yazılması,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6 ncı maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda değerlendirme yapılırken uygulanmama gerekçesi olarak, sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeni ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8 inci maddesinin ikinci fıkrasına 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesiyle eklenen hükmün gösterildiği ve sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, işbu dosyanın suç tarihi ve sanığa ait adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamların kesinleşme tarihleri dikkate alındığında, sanık hakkında işbu dosyada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bulunmadığının gözetilmemesi,
Yine 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz" şeklindeki düzenleme karşısında, cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2018/3978 Esas, 2019/743 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2024 tarihinde karar verildi.