Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davacı-birleşen dosya davalısı Hacı Çatal mirasçıları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş olup, bu kez davalı- birleşen dosya davacısı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili; ....r Köyü, 320 parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin tapulu mülkü olduğunu, ancak davalı tarafından kullanılan 2 katlı kerpiç ev ve müştemilatının bir kısmının, müvekkilinin bu taşınmazına tecavüzlü olduğunu beyan ederek, davalının elatmasının önlenmesine, müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki tecavüzlü yapıların kaldırılmasına ve dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleşen Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/223 Esas sayılı dava dosyasında davacı ... vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmaza 1975 yılında ev inşa ettiğini, müvekkilinin taşınmazın ilk sahibi olan ....'ın 500 m²'sini satın aldığını ve bu satışa ait de bir köy senedi tanzim edilip parasını ödediğini, ....'nün taşınmazın tamamını müvekkile satacağını beyan etmesine rağmen satışı gerçekleştirmediğini, müvekkilinin taşınmaz içindeki evi iyi niyetle yaptığını ve evin yıkılmasının büyük zarar doğuracağını ileri sürerek, dava konusu taşınmazda müvekkilinin yaptığı ev ve müştemilatın kapsadığı 500 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu evi 1975 yılında yaptığını, bugüne kadar hiç kimsenin bu ev konusunda bir ihtilaf yaşamadığını, müvekkili murisinin bu evi satın aldığı yer içinde inşa ettiğini, tamamen iyi niyetle ve kendine yapılan satış sebebiyle bu inşaatı yaptığını, uyuşmazlığın TMK'nin 724. maddesine göre temliken tescil talebi olduğunu, bu nedenle asıl davanın reddini savunmuştur.
Birleşen Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesi ile dava konusu herhangi bir hususta anlaşamadıklarını, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;
1.Asıl davanın reddine,
2.Asıl dava ile birleşen Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/223 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne,
3.Davaya konu ..... Mevki 320 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişiler .....'in 09.06.2016 havale tarihli raporunda A ve B harfi ile göstermiş olduğu 736,22 m2'lik yerin davalı adına olan tapunun iptali ile bu yerin Avculu Köyünde son parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, birleşen dosyada davacı tarafça Elazığ Mahkemeler Veznesine depo edilen 4.785,43 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı-birleşen dosyada davalı tarafa ödenmesine dair verilen karar; davacı-birleşen dosya davalısı Hacı Çatal mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi (15.) Hukuk Dairesince 19.03.2019 tarihli ve 2018/1218 E, 2019/319 sayılı kararı ile;
1.Davacı-birleşen davanın davalıları vekilinin istinaf talebinin kabulüne,
2.HMK'nin 353/1-b-2'inci maddesi gereğince Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/169 Esas, 2018/283 Karar sayılı ve 05.06.2018 tarihli ilamının kaldırılmasına,
3.A) Asıl davanın kabulü ile; ...Köyü, 320 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi ...'un 22.01.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile göstermiş olduğu 37,94 m²'lik, B harfi ile göstermiş olduğu 168,58 m²'lik ve C harfi ile göstermiş olduğu 1.021,16 m²'lik yere davalı-birleşen davanın davacısı ...'in elatmasının önlenmesine,
- A harfi ile gösterilen ahır ile B harfi ile gösterilen evin kal'ine,
- 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalı-birleşen davanın davacısı ...'ten tahsili ile davacı-birleşen davanın davalısı Hacı Çatal mirasçılarına verilmesine,
4.Asıl dava ile birleşen Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/223 Esas sayılı dosyasında davanın reddine dair verilen karar, süresinde davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, asıl davada elatmanın önlenmesi, kal ile ecrimisil; birleşen dava ise temliken tescil istemlerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat türüdür. Nitekim, 08.03.1950 tarihli ve E: 1949/22, K: 1950/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle;
a) Haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklindeki olumlu zarar,
b) Kullanmadan doğan olumlu zarar,
c) Malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (Hukuk Genel Kurulunun 25.02.2004 tarihli ve E: 2004/1-120, K: 2004/96 sayılı ilamı).
Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hâkimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Mahkemece bu yönde bilirkişilerden ek rapor alınıp, deliller toplandıktan sonra sonucuna göre ecrimisil istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın HMK'nin 373/2 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.