Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı; .... Caddesi 103 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki iki katlı evin, ahırın, samanlığın ve bahçe vasfındaki taşınmazın muris babası ... tarafından 25 yıl kadar önce inşa edildiğini, o tarihten beri bu evi nizasız fasılasız malik sıfatı ile kullandığını, söz konusu taşınmaz kadastro tespitinden önce mevcut olup dedesi olan ... sağ olduğu için kendi üzerine tespit ettirdiğini, dedesi ... Aydın'ın vefatından sonra mirasçıların 26.04.2000 tarihli yazılı anlaşma senedini düzenlediklerini, bu anlaşma senedine göre muris ... Aydın'dan kalan diğer ev ve ev yerleri için kızların almadığını, oğlan kardeşlerine bağışladıklarını, buna rağmen kız kardeşlerinin Sarıoğlan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/172 Esas sayılı dosyası ile taksim ve izalei şuyu davası açtıklarını, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın tapu kaydının kısmen iptaline, bu kısmın ... mirasçıları adına veraset ilamındaki hisseleri nispetinde müştereken tapuya tesciline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; dava 26.04.2000 tarihli taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Ancak Mahkemece, tespit öncesi hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak değerlendirilerek hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca; dava, 26.04.2000 tarihinde yapıldığı iddia edilen taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğundan, dosyada içerisinde ki 26.04.2000 tarihli taksim sözleşmesi, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.