Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, resmi tatil ücreti, SGK prim kesintisi, ödenmeyen prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine ek karar ile temyiz harcı yatırılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Ek kararında süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra incelenmesi üzerine; Mahkemece davalı vekilinin temyiz talebi, 12/08/2014 tarihli ek karar ile temyiz harcı süresinde yatırılmadığından reddedilmiş ise de 402,75 TL nisbi harç ve 1.324 TL bakiye karar harcının ikmali için çıkarılan muhtıranın özel olarak düzenlenmediği, hâkimin imzasını taşımadığı, tebligat üzerine yazılan açıklamanın yasanın amaçladığı geçerli bir muhtıra olmadığı anlaşıldığından, mahkemenin davalının temyiz talebinin reddine ilişkin 12/08/2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dosya incelendi, gereği düşünüldü.
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı; davalı işyerinde 29.12.2006 tarihinde garson olarak çalışmaya başladığını, bütün genel tatillerde çalışıldığını, SGK'ya ödenen sigorta primlerinin yarısının ücretinden kesildiğini, bu sebeplerle 14.02.2012 tarihinde ... 40. Noterliğinin 03535 yevmiye numaralı ihtarname ile iş akdinin 16.02.2012 tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiğini iddia ederek, kıdem tazminatı, fazla mesai ve resmi tatil, SGK kesintisi ve prim alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının asgari ücretle çalıştığını, davacının komi yardımcısı olduğunu, ücretinden herhangi bir kesinti de yapılmadığını, davacının 14.02.2012 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak kendi isteğiyle işten ayrıldığını, ayrıca davacının 14.02.2012-18.02.2012 tarihleri arasında mazeretsiz olarak işe gelmediğini, bunun üzerine 27.02.2012 tarih ve 44363 yevmiyeli ihtarname ile, davacının işe 3 gün içerisinde dönememesi halinde iş akdinin haklı olarak feshedileceğinin kendisine ihtar edildiğini, ayrıca davacının 12.02.2012 tarihinde işyerinde müşterilere ve mesul müdüre karşı agresif tutum ve davranışlarda bulunduğunu, aynı gün davacının mesul müdüre giderek avans talebinde bulunduğunu, bu talebin yersiz ve zamansız olduğundan bahisle reddedildiğini, bunun üzerine davacının işyerini terk ettiğini, davalı işyerinde fazla mesai yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının iş akdinin haklı nedenle davacı tarafından fesih ettiğini ve davacının bilirkişi raporunda ayrıntıları belirtilen işçilik alacaklarına hak kazandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı ... vekili dava dilekçesinde toplam 2.000,00 TL dava değeri göstererek miktar belirtmeden hüküm altına alınan hak ve alacaklarını talep etmiş, mahkemece hiçbir hukuki sonuç doğurmayacak ve anlam ifade etmeyecek şekilde talep açıklaması istenmiş, davacı vekili yine hiçbir hukuki sonuç doğurmayacak şekilde 20/06/2012 tarihli dilekçe ile dava dilekçesinden farklı sonuç doğuracak farklı miktarlar içeren açıklama dilekçesi vermiş, daha sonra bu miktarlar ıslah yapılarak sonuca ulaşılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş, öncelikle davacının taleplerini, dava dilekçesinde belirtip harcını yatırdığı 2.000,00 TL içinde ayrıştırmaktır.
Ayrıştırma yapıldıktan sonra dava dilekçesinde istenilen miktar ile ıslah ayrımı yapılarak hüküm oluşturulmalıdır.
3-Davacı dava dilekçesinde herhangi bir ücret iddiasında bulunmadan alacaklarını talep etmiştir. Davalı ise davacının kayıtlardaki ücret ile çalıştığını savunmuştur. Mahkemece davacının kayıtlardan başka bir ücret iddiası olmadığı halde tanık beyanlarına itibarla kayıtlı olan ücret dışında ücret belirlemesi maddi vakıa ile bağlılık ilkesine aykırıdır (HMK.25. Mad). Hesaplamalar, kayıtlı ücret esas alınarak yapılmalıdır.
4-Davacı, işyerinde prim uygulaması olduğunu iddia etmiş, davalı ise bu konuda bir savunma yapmamıştır. Bu konuda kanıt yükümlülüğü işçiye ait olup, işyerinde prim uygulaması olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmediği gibi taraf tanıkları da prim uygulamasından bahsetmemiştir. Davacının iddia ettiği prim alacağı kanıtlanmadığından, gerekçesi dahi açıklanmadan salt bilirkişi raporuna atıfta bulunularak prim alacağının kabulü hatalıdır.
5- Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.