Mahkumiyet

Şikayetçi vekilinin 21/03/2014 tarihli dilekçesinin temyiz talebi niteliğinde olmadığı ve CMK'nin 237/2. maddesine göre kanun yolu incelemesinde katılma talebinde bulunulamayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
2007 ve 2008 takvim yıllarında “sahte fatura düzenleme suçlarından açılan kamu davasında, her bir takvim yılında işlenen sahte fatura düzenlemek suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, her takvim yılı için ayrı ayrı hüküm kurulması, ayrıca aynı takvim yılına ait birden fazla fatura düzenlenmesi hâlinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden ve hangi takvim yılından hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin, sanığın eylemi tek suç kabul edilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan şikayetçi idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile oluşan durumuna göre sanık hakkında TCK'nin 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından "Katılan taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 1.200,00.-TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine," ibaresinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.