5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3,179/2 maddeleri gereğince
mahkumiyet

Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen 06.12.2007 tarih ve 2007/450-676 nolu hüküm, Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 15.07.2010 tarih ve 2010/10874-23892 nolu kararı ile temyiz talebinin reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmiş olduğundan, mahkemece aynı suça yönelik yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olması nedeniyle buna yönelik temyiz isteminin incelemesine yer olmadığına,
Taksirle yaralama suçuna yönelik temyiz itirazlarına gelince,
Sanığın sürücü belgesi olmadan idaresindeki oto ile meskun mahalde yol kenarında yürüyen yayaya çarpmaktan ibaret eyleminde, gerçekleşen netice öngörülebilir ise de, fail tarafından öngörülmüş olmasına karşın, failin şansına veya başka etkenlere güvenerek hareketini sürdürdüğüne ilişkin herhangi bir bilgi ve belirleme bulunmadığı nazara alınmaksızın, eylemin bilinçli taksirle işlendiğinin kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 22/3 maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.